Saygılı Yarlıg

Hukuki süre hesaplama: HMK, adli tatil ve e-tebligat kuralları

Son güncelleme: 25 Ekim 2026 · Hazırlayan: , Saygılı Yarlıg kurucusu

Tebligatın ulaştığı tarihi ve süreyi seçin; tebliğ tarihini, sürenin son gününü ve hesabın her adımını görün.

Hukuki süre hesabı üç soruya iner: süre ne zaman başlar (tebliğ günü, e-tebligatta ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonu), nasıl sayılır (gün, hafta ya da ay olarak; HMK m.92) ve son gün tatile denk gelirse ne olur (HMK m.93, adli tatilde HMK m.104). Bu sayfada yukarıdaki hesaplayıcının arkasındaki kuralları kanun maddeleriyle, gerçek takvim tarihli örneklerle ve en sık yapılan hatalarla anlatıyoruz. Sayfa 25 Ekim 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr'deki güncel metinlere göre kontrol edilmiştir.

Hesaplayıcı bilgilendirme amaçlıdır. Özel kanun hükümleri, kararın niteliği, tebligatın usulüne uygun olup olmadığı ve yargı içtihatları sonucu değiştirebilir. Sürenin son günü bir hak kaybı ihtimali taşıdığında hesabı kendi dosyanızda, kanun metnine bakarak bir kez daha doğrulayın; sorumluluk her zaman dosyayı yürüten avukattadır.

Önce kısa cevap: altı adımda süre hesabı

  1. Hangi süre? Kanunun öngördüğü süreyi ve dayanağını belirleyin (örneğin istinaf için HMK m.345: iki hafta).
  2. Tebliğ tarihi nedir? Fiziki tebligatta tebellüğ ya da kapıya yapıştırma tarihi; e-tebligatta elektronik adrese ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonu (Tebligat Kanunu m.7/a).
  3. Süre ne zaman başlar? Tebliğ gününden sonraki gün. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü hesaba katılmaz.
  4. Süre ne zaman biter? Gün süreli sürelerde sayılan son günün, hafta süreli sürelerde başlangıç gününün adını taşıyan günün, ay süreli sürelerde aynı sayıdaki günün mesai bitiminde.
  5. Son gün tatile mi geldi? Hafta sonu ya da resmî tatilse izleyen ilk iş günü. Adli tatile geldiyse yargı koluna göre uzama (hukukta bir hafta, idari yargıda yedi gün, cezada üç gün).
  6. Kâğıt üzerinde kontrol edin. Takvimden hafta gününü bakın, bayram ve arife günlerini gözden geçirin, mümkünse son güne bırakmadan işlemi yapın.

Hukuki sürelerin dayanağı: hangi kanun hangi davada uygulanır?

Türk hukukunda süre hesabının tek bir genel kuralı yoktur. Her yargılama kolu kendi usul kanununda süre başlangıcını, hesaplama biçimini ve tatil etkisini ayrı düzenler. Pratikte karıştırılan nokta da burasıdır: hukuk davasında doğru olan bir hesap yöntemi, ceza davasında ya da icra takibinde aynen uygulanamayabilir.

Yargı koluSüre başlangıcı ve hesabıSon gün tatile rastlarsaAdli tatil etkisi
Hukuk (HMK)Tebliğ ya da kanunda öngörülen hâllerde tefhim tarihinden itibaren (m.91); gün süreli sürede tebliğ günü sayılmaz (m.92)Tatili izleyen ilk iş günü çalışma saati sonunda biter (m.93)Adli tatile tabi işlerde tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar (m.104)
Ceza (CMK)Gün ile belirlenen süre tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar (m.39/1)Tatilin ertesi günü biter (m.39/4)Tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır (m.331/4)
İdari yargı (İYUK)Süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar (m.8/1)Tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar (m.8/2)Çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır (m.8/3)
İcra ve iflas (İİK)Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz (m.19)Müddet tatili takip eden günde biter (m.19)İİK'de adli tatil uzaması öngören bir hüküm yoktur; hesapta uzama varsaymayın

Dört kanunun ortak noktası, tebliğ gününün süreye dahil edilmemesi ve son günün tatile rastlaması hâlinde süreye ek gün tanınmasıdır. Farklar ise ayrıntıdadır: adli tatil uzamasının uzunluğu, haftalık sürenin hesap biçimi ve elektronik işlemde sürenin saat olarak ne zaman bittiği.

Gün olarak belirlenen süreler (HMK m.92/1)

HMK m.92/1'e göre süreler gün olarak belirlenmişse tebliğ ya da tefhim edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter. Pratik anlamı şudur: tebliğ gününün ertesi gün birinci gündür. Yedi günlük bir süre, tebliğ gününden sonraki yedinci günün bitiminde sona erer.

Örnek 1 (icra, 7 günlük itiraz): Borçlu, ödeme emrini Cuma günü, 9 Ekim 2026'da tebellüğ etti. İİK m.62'ye göre ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmelidir. İlk gün 10 Ekim Cumartesi, yedinci gün 16 Ekim 2026 Cumadır. Son gün hafta sonuna ya da tatile gelmediği için başka bir kaydırma yoktur: süre 16 Ekim 2026 Cuma günü sona erer.

Örnek 2 (idari yargı, 30 günlük süre): Vergi mahkemesinde dava açma süresi 30 gündür (İYUK m.7/1). Vergi ceza ihbarnamesi 15 Eylül 2026 Salı günü tebliğ edilmişse süre 16 Eylül'de başlar; otuzuncu gün 15 Ekim 2026 Perşembedir. Son gün Perşembe olduğu için süre aynı gün biter.

Örnek 3 (idari yargı, 60 günlük süre, hafta sonuna denk gelme): Genel dava açma süresi idare mahkemelerinde 60 gündür. Aynı tebliğ tarihi için (15 Eylül 2026) otuzuncu gün yerine altmışıncı gün aranırsa tarih 14 Kasım 2026 Cumartesiye gelir. İYUK m.8/2 uyarınca süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar: son gün 16 Kasım 2026 Pazartesi.

Gün hesabında en sık yapılan hata, tebliğ gününü birinci gün saymaktır. Bu hata yönünde bir günlük erken tarih üretir; yani sizi korur, ama tersine hata, yani tebliğ günü ertesi günü de saymamak, hak kaybı doğurur. Emin olamadığınızda her zaman erken tarihe göre işlem yapın.

Hafta olarak belirlenen süreler (HMK m.92/2)

İstinaf, temyiz, cevap dilekçesi, cevaba cevap gibi birçok hukuk süresi "iki hafta"dır. HMK m.92/2, hafta, ay veya yıl olarak belirlenen sürenin başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biteceğini söyler. Başka bir ifadeyle iki haftalık süre, tebliğ edilen günün adını taşıyan iki hafta sonraki günde biter.

Bu hesabı yaparken "iki hafta = 14 gün, tebliğ günü sayılmaz" demek aynı sonuca götürür: tebliğ Çarşamba ise 14. gün iki hafta sonraki Çarşambadır. Yine de yazılı kural, gün ekleme değil, "karşılık gelen gün" anlatımıdır.

Aynı yaklaşım Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (m.39/2) ve 7499 sayılı Kanunla (2 Mart 2024) eklenen cümleyle İcra ve İflas Kanunu m.19'da da yer alır: müddet hafta olarak belirlenmişse başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günde biter.

Örnek 4 (hukuk, e-tebligat, hafta sonu): Karar, avukatın e-tebligat adresine 1 Eylül 2026 Salı günü ulaştı. Tebligat Kanunu m.7/a gereği tebliğ, ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır: tebliğ tarihi 6 Eylül 2026 Pazardır. İki haftalık istinaf süresi 7 Eylül'de başlar ve tebliğ gününün adını taşıyan iki hafta sonraki günde, yani 20 Eylül 2026 Pazar günü biter. Pazar resmî tatil olduğu için HMK m.93 uyarınca süre tatili izleyen ilk iş günü olan 21 Eylül 2026 Pazartesi çalışma saati sonunda (UYAP'tan yapılan işlemde gün sonunda) sona erer.

Örnek 5 (hukuk, e-tebligat, hafta içine düşen son gün): Karar e-tebligat adresine 5 Ekim 2026 Pazartesi günü ulaştı. Tebliğ tarihi 10 Ekim 2026 Cumartesidir. İki hafta sonraki Cumartesi 24 Ekim 2026'dır; hafta sonu olduğu için süre 26 Ekim 2026 Pazartesi günü biter. Ertesi gün, 6 Ekim Salı ulaşan tebligat için tebliğ tarihi 11 Ekim Pazar, ham son gün 25 Ekim Pazar ve yine 26 Ekim Pazartesi bulunur. İki farklı ulaşma günü aynı son güne çıkabilir; bu nedenle "yarın hâlâ vaktim var" diye düşünmek yerine her tebligat için tarihi ayrı hesaplayın.

Bu iki örnekte görüldüğü gibi e-tebligatta tebliğ tarihi hafta sonuna denk geldiğinde tebliğ tarihi kaymaz; kayma yalnızca sürenin son gününde yapılır. Bu ayrım hesaplayıcıdaki "tebliğ tarihi" ve "son gün" satırlarının neden farklı olduğunu açıklar.

Ay ve yıl olarak belirlenen süreler

Ay süreli sürelerde HMK m.92/2 ve CMK m.39/3 aynı ilkeyi koyar: süre, başladığı güne karşılık gelen sayıdaki günün mesai bitiminde sona erer. Bitiş ayında o sayıda bir gün yoksa süre o ayın son günü biter.

Örnek 6 (bir aylık süre, ay sonu): Bir aylık sürenin tebliği 31 Ocak 2027 Pazar günü yapıldıysa şubatta 31 numaralı gün yoktur; süre ayın son günü olan 28 Şubat 2027 Pazar günü sona erer. Pazar tatil olduğundan HMK m.93 gereği son gün 1 Mart 2027 Pazartesi olur.

İdari yargıdaki "30 gün" ve "60 gün" ifadeleri takvim günüdür, ay değildir. İYUK m.7/1 dava açma süresini gün olarak belirler; bu nedenle "iki ay" diye düşünüp 28-31 gün farklarına güvenmeyin. Benzer biçimde İİK m.67'deki itirazın iptali süresi tebliğden itibaren bir yıldır, İİK m.68'deki itirazın kesin kaldırılması talebi altı aydır; bunlar ay ve yıl kuralıyla hesaplanır.

Sürenin saat olarak bitişi: mesai sonu mu, gün sonu mu?

HMK m.92'ye göre süre "son günün tatil saatinde" biter. Fiziki dilekçe veren için bu, adliyedeki yazı işleri mesai saatinin bitimi demektir. Buna karşılık elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter: HMK m.445/4, CMK m.38/A(9) ve İİK m.8/a aynı cümleyi içerir. Yani UYAP üzerinden e-imzayla verilen bir dilekçe, son günün 23:59'una kadar kayda alınabilir.

Bu kural pratikte rahatlık sağlar ama risk de taşır. Kayıt tarihi önemlidir: HMK m.118/1'e göre dava, dilekçenin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır; istinaf ve temyiz dilekçeleri için de başvuru tarihi konusunda m.118 hükmü uygulanır (HMK m.343/3). Gece yarısına yaklaşırken sistemin yoğunluğu, e-imza sorunları ya da ödeme ekranının yanıt vermemesi gibi teknik aksilikler hak kaybına yol açabilir. Son güne bırakılan işlem için daima pay bırakın.

Arife günleri yarım gün resmî tatildir ancak bu durum sürenin uzamasına yol açmaz; arife gününe denk gelen son günde işlem öğleden önce yapılmalıdır. Elektronik işlem için gün sonu kuralı yine geçerli olsa da mesai bitiminde sizi uyaran bir adliye personeli bulunmayacaktır.

e-Tebligatta başlangıç: ulaşma tarihi ve beşinci gün

Tebligat Kanunu m.7/a'nın dördüncü fıkrası, elektronik tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağını düzenler. Baro levhasına yazılı avukatlar için elektronik tebligat zorunludur (m.7/a, birinci fıkra, 9 numaralı bent). Sonuç olarak UYAP ve PTT'nin UETS sistemi üzerinden gelen her tebligat için hesap şöyledir:

  1. Tebligatın elektronik adrese ulaştığı tarihi ve saatini belirleyin. Ulaşma tarihi tebligatın "gönderim/ulaşım" kaydındadır, açtığınız tarih değildir.
  2. Ulaşma gününe beş gün ekleyin. Elde ettiğiniz gün, tebliğin yapılmış sayıldığı gündür (günün sonunda).
  3. Süre, bu günden sonraki gün başlar. Gün olarak belirlenen sürelerde bu gün sayılmaz.

Tebligatı okumak sonucu değiştirmez. Kanun metni tebliği okunma tarihine bağlamaz. Yargıtay uygulamasında beşinci gün esas alınmaktadır; bununla birlikte daire kararlarında farklı görüş örnekleri de görülmüştür. Bu nedenle ihtiyatlı davranmak gerekirse tebligatı daha erken okuduysanız bile hesabı ulaşma tarihinden yapın ve gerektiğinde iki tarihten erken olanına göre işlem tamamlayın.

Fiziki tebligatta ise tebliğ tarihi muhatabın imzaladığı gündür; muhatap bulunmazsa Tebligat Kanunu m.21 uyarınca ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuşsa tebliğ muttali olduğu tarihte yapılmış sayılır (m.32). İşte bu tür tartışmalı durumlarda, tebligat zarfının ve tebliğ mazbatasının saklanması süre hesabını ispat bakımından önem kazanır.

Hafta sonu ve tatilde ulaşan e-tebligat

Elektronik tebligat her gün ulaşabilir. Cumartesi gece ulaşan bir tebligat için de beşinci gün Cuma ya da Pazar olabilir. Tebliğ tarihi tatile denk geldiğinde kaymaz; ancak süre ertesi gün başlar ve son gün tatile gelirse HMK m.93 devreye girer. Bu, hafta sonu veya bayramda gelen tebligatların avukat için bir "kazanç" olduğu anlamına gelmez: aksine kimse mesai saatinde işlem yapmayacağı için dosyayı pazartesi sabahı değil, tebligat ulaştığı anda hesaplamak daha güvenlidir.

Resmî tatil günleri (HMK m.93)

HMK m.93'e göre resmî tatil günleri süreye dahildir. Sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter. Hafta sonu (Cumartesi ve Pazar) için de uygulama aynıdır. Birden fazla tatil günü art arda geldiğinde (bayramlar ve köprü tatilleri gibi) süre tatillerin tamamının ardından gelen ilk iş günüdür.

Bayramlara bitişik günlerin kamu görevlileri için idari izin ilan edilmesi (köprü) adliye çalışma düzenini etkileyebilir; ancak idari izin günleri resmî tatil değildir ve HMK m.93 yalnızca resmî tatilleri düzenler. Son gün idari izin gününe denk geliyorsa süre kendiliğinden uzamış sayılmaz. Fiziki başvuru yapacaksanız kalemin açık olup olmadığını öğrenin; mümkünse UYAP üzerinden işlem yapın.

Örnek 7 (Kurban Bayramı, 2027): Dava dilekçesi 3 Mayıs 2027 Pazartesi günü tebliğ edildi; iki haftalık cevap süresi 17 Mayıs 2027 Pazartesi biter. Bu tarih Kurban Bayramı'nın ikinci gününe denk gelir (16-19 Mayıs 2027). Bayram tatili 19 Mayıs Çarşamba günü sona erer ve izleyen ilk iş günü 20 Mayıs 2027 Perşembe olur. Arife günü 15 Mayıs Cumartesi olduğundan hafta sonuna denk gelir ve bu örnekte ek bir etkisi yoktur. 2027 resmî tatil ve bayram günlerinin tamamı için 2027 tatil takvimi sayfasına bakın.

Örnek 8 (Cumhuriyet Bayramı, 2026): Karar 15 Ekim 2026 Perşembe günü fiziki olarak tebliğ edildi. İki haftalık süre 29 Ekim 2026 Perşembe günü biter. Bu tarih Cumhuriyet Bayramı'dır; arife olan 28 Ekim Çarşamba günü öğleden sonra yarım gün tatildir. Son gün resmî tatile denk geldiği için süre 30 Ekim 2026 Cuma günü sona erer.

Örnek 9 (15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü): Hukuk davasında 1 Temmuz 2026 Çarşamba tebliğ edilen bir kararda iki haftalık süre 15 Temmuz 2026 Çarşamba biter. 15 Temmuz resmî tatil olduğu için süre 16 Temmuz 2026 Perşembe günü sona erer. Bu tarih adli tatil (20 Temmuz) başlamadan önce olduğundan adli tatil uzaması devreye girmez.

Adli tatil: süreler durur mu, uzar mı?

Adli tatil hukuk yargılamasında (HMK m.102), ceza yargılamasında (CMK m.331/1) ve idari yargıda (İYUK m.61/1) her yıl 20 Temmuz'da başlar ve 31 Ağustos'ta sona erer; yeni adli yıl 1 Eylül'de başlar. Hukukta kural şudur: adli tatile tabi dava ve işlerde, kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır (HMK m.104).

Üç noktaya dikkat edin. Birincisi, adli tatil süreyi durdurmaz; süre tatil boyunca işlemeye devam eder. Yalnızca sürenin bitişi tatile rastlıyorsa uzama olur. Tatilden önce başlayıp tatil sonrasında biten bir süre için ek gün tanınmaz. İkincisi, uzama yalnızca adli tatile tabi işler için geçerlidir; HMK m.103'te sayılan işler tatilde de görülür ve bu işlerde süre uzamaz. Üçüncüsü, uzamanın uzunluğu kanuna göre değişir.

Yargı koluAdli tatil dönemiUzamaDayanak
Hukuk20 Temmuz - 31 AğustosTatilin bittiği günden itibaren bir haftaHMK m.102, m.104
Ceza20 Temmuz - 31 AğustosTatilin bittiği günden itibaren üç günCMK m.331/1 ve m.331/4
İdari yargı20 Temmuz - 31 AğustosAra vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi günİYUK m.61/1, m.8/3
İcra ve iflas-İİK'de adli tatil uzaması hükmü yokturİİK m.19

HMK m.103: adli tatilde de görülen işler

HMK m.103'e göre adli tatilde ancak şu dava ve işler görülür: ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi geçici hukuki korumalar ile bunlara karşı itiraz ve başvurular; her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler; nüfus kayıtlarının düzeltilmesi; hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtığı davalar; ticari defter ve kıymetli evrakın kaybına ilişkin işler; iflas, konkordato ve sermaye şirketleri ile kooperatiflerin yeniden yapılandırılması; adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler; tahkim hükümlerine göre mahkemenin görev alanına giren işler; çekişmesiz yargı işleri; kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler.

Bu işlerde yargılama tatilde de sürdüğünden, bunlara ilişkin sürelerde adli tatil uzaması uygulanmaz. Dolayısıyla iş davasında (HMK m.103/ç) ya da nafaka davasında verilen kararın istinaf süresinin son günü Ağustos ortasına gelirse ek bir hafta beklemeyin. Hesaplayıcıdaki "Dava adli tatile tabi değil" kutusu bu durum içindir. Kararın nitelendirilmesinde tereddüt varsa kutuyu işaretleyin ve erken tarihe göre hareket edin.

HMK m.103/3 ise tatil süresince dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçelerinin alınmasını ve her türlü tebligatın yapılmasını ayrıca düzenler. Yani adli tatilde dilekçeler kabul edilir ve tebligat çıkar; tatil bu işlemleri durdurmaz, yalnızca duruşmaları ve süre uzamasını etkiler.

Adli tatil örnekleri

Örnek 10 (hukuk, son gün adli tatilde): Dava dilekçesi 10 Temmuz 2026 Cuma günü tebliğ edildi. İki haftalık cevap süresi 24 Temmuz 2026 Cuma günü biter; bu tarih adli tatildedir. HMK m.104 gereği süre tatilin bittiği günden (31 Ağustos 2026 Pazartesi) itibaren bir hafta uzatılmış sayılır: 7 Eylül 2026 Pazartesi. Bu tarih iş günü olduğundan başka kaydırma gerekmez.

Örnek 11 (ceza, gerekçeli kararın tatilde tebliği ve istinaf): Gerekçeli karar avukatın e-tebligat adresine 12 Ağustos 2026 Çarşamba günü ulaştı. Tebliğ 17 Ağustos 2026 Pazartesi günü yapılmış sayılır. CMK m.273/1'e göre iki haftalık istinaf süresi 31 Ağustos 2026 Pazartesi biter. Bu tarih adli tatilin son günüdür; CMK m.331/4 uyarınca süre tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır ve tarih 3 Eylül 2026 Perşembe olur. Metnin ilk cümlesi ("adli tatile rastlayan süreler işlemez") tatil içinde tebliğ edilen kararlar için süre başlangıcının tatil sonrasına kayıp kaymadığı tartışmasına yol açar. Hesaplayıcı bu tür durumlarda ihtiyatlı (erken) tarihi gösterir ve uyarı verir; erken tarihe uymak hak kaybı doğurmaz.

Örnek 12 (idari yargı, otuz günlük istinaf süresi): İdare mahkemesi kararı 3 Temmuz 2026 Cuma günü tebliğ edildi. İYUK m.45'e göre istinaf süresi tebliğden itibaren otuz gündür; süre 4 Temmuz'da başlar ve otuzuncu gün 2 Ağustos 2026 Pazar olur. Bu tarih adli tatile (çalışmaya ara verme dönemi) rastlar. İYUK m.8/3'e göre ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Metni 1 Eylül'ü birinci gün sayarak okursanız son gün 7 Eylül 2026 Pazartesi, 1 Eylül'den sonrasını saymaya başlarsanız 8 Eylül 2026 Salı bulunur. Hukukta da benzer biçimde "tatilin bittiği günden itibaren bir hafta" ifadesi 7 Eylül'e götürür. Uygulamada bu iki okumanın hangisinin benimsendiğine ilişkin tek ve kesin bir bilgiyi doğrulayamadık; kalan belirsizliği ortadan kaldıran yol, işlemi ihtiyaten 7 Eylül 2026 tarihine kadar yapmaktır.

Ara vermeden yararlanamayan idari yargı mercileri

İYUK m.61/1 uyarınca yargı çevresine dahil olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve sadece bir idare veya bir vergi mahkemesi bulunan yerlerdeki idari yargı mercileri çalışmaya ara vermeden yararlanamaz ve görevlerine devam eder. Bu yerlerde dilekçe verirken adli tatil uzamasından yararlanılıp yararlanılamayacağı pratikte tartışma konusu olabilir. Küçük yerleşim birimlerindeki idare ve vergi mahkemelerine yapılacak başvurularda uzamaya güvenmeyin.

Süre uzatımı ile süre durması: karıştırılan iki kavram

Adli tatil sürenin durmasına değil, son günün uzamasına yol açar. Bu fark küçük görünür ama hesapta etkisi büyüktür. Süre durmuş olsaydı, tatile kadar geçen günler hesaba katılır, tatil bitince kalan günler yeniden işlemeye başlardı; gerçekte ise süre tatilde de işler.

Durma etkisi taşıyan bazı özel hâller de vardır: örneğin İYUK m.11'e göre üst makama başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur; otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi yeniden işlemeye başlar, başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Bu bir adli tatil değil, usule özgü bir durma sebebidir. Zorunlu arabuluculukta da başvurudan son tutanağa kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (İş Mahkemeleri Kanunu m.3).

Sık karşılaşılan süreler: hukuk, ceza, idari yargı, icra ve iş

Aşağıdaki tablolar günlük pratikte en çok sorulan süreleri dayanak maddeleriyle verir. Süreler kanunda belirtilen biçimiyle yazılmıştır; hafta olarak belirlenmiş sürelerin hesabı için yukarıdaki HMK m.92/2 kuralını hatırlayın. Parasal sınırlara bağlı kesinlik ve temyiz eşikleri her yıl yeniden değerleme oranıyla artırıldığından bu tablolarda rakam verilmemiştir; ilgili yıl için Resmî Gazete'de ilan edilen tutarlara bakın.

Hukuk davaları (HMK)

İşlemSüreBaşlangıçDayanak
Cevap dilekçesi (yazılı yargılama)2 hafta; haklı nedenle bir defaya mahsus en çok 1 ay ek süreDava dilekçesinin tebliği; ek süre cevap süresinin bitimindenHMK m.127
Cevap dilekçesi (basit yargılama)2 hafta; bir defaya mahsus en çok 2 hafta ek süreDava dilekçesinin tebliğiHMK m.317/2
Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi2 hafta (basit yargılamada verilemez)Karşı dilekçenin tebliğiHMK m.136, m.317/3
Ön inceleme davetiyesi sonrası belge sunma2 haftalık kesin süreDavetiyenin tebliğiHMK m.139/1-ç
Bilirkişi raporuna itiraz / ek rapor talebi2 hafta; ek süre en çok 2 haftaRaporun tebliğiHMK m.281
İstinaf başvurusu2 haftaİlamın usulen her bir tarafa tebliğiHMK m.345
İstinaf dilekçesine cevap2 haftaİstinaf dilekçesinin tebliğiHMK m.347/2
İstinaf dilekçesinin reddine itiraz2 haftaRet kararının tebliğiHMK m.346/2
Temyiz başvurusu2 haftaBölge adliye mahkemesi kararının tebliğiHMK m.361/1
İhtiyati tedbire itiraz1 haftaTedbirin uygulanması; karşı taraf yoksa uygulama tutanağının tebliğiHMK m.394/2
Tedbirden sonra esas davanın açılması2 haftaTedbirin uygulanmasının talep edildiği tarihHMK m.397/1
Eski hâle getirme talebi2 haftaEngelin kalkmasıHMK m.96/1
Dava dilekçesindeki eksikliğin tamamlanması1 haftalık kesin süre; aksi hâlde dava açılmamış sayılırEksikliğin bildirilmesiHMK m.119/2
Gider avansı eksikliğinin tamamlanması2 haftalık kesin süreMahkemenin verdiği sürenin bildirilmesiHMK m.120/2

Ceza davaları (CMK)

İşlemSüreBaşlangıçDayanak
İstinaf başvurusu2 haftaHükmün gerekçesiyle birlikte tebliğiCMK m.273/1
Temyiz başvurusu2 haftaHükmün gerekçesiyle birlikte tebliğiCMK m.291/1
İstinaf / temyiz cevabı2 haftaBaşvuru dilekçesinin tebliği; Yargıtay tebliğnamesi için de 2 haftaCMK m.273/5, m.277/1, m.297
Kanun yoluna başvurunun reddine karşı bölge adliye mahkemesinden / Yargıtay'dan karar isteme2 haftaRet kararının tebliğiCMK m.276/2, m.296/2
Hâkim veya mahkeme kararına itiraz2 haftaKararın öğrenildiği günCMK m.268/1
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz2 haftaKararın suçtan zarar görene tebliğiCMK m.173/1
Eski hâle getirme dilekçesi2 hafta (1/6/2024 ve sonrasında kalkan engeller için)Engelin kalkmasıCMK m.41/1, Geçici m.6
Tutuklu sanığın kanun yolu başvurusuAynı süre; zabıt kâtibi veya kurum müdürüne beyan yeterli-CMK m.263

7499 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin değişiklikleri (268, 273, 276, 277, 291, 294, 296, 297 ve ilgili diğer maddeler), 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır; bu tarihten önce verilen kararlarda önceki hükümler (yedi gün, on beş gün) uygulanmaya devam eder (CMK Geçici m.6/1-c). Eski tarihli bir hükmü incelerken önce hüküm tarihine bakın.

İdari yargı (İYUK)

İşlemSüreBaşlangıçDayanak
Dava açma (Danıştay ve idare mahkemeleri)60 günYazılı bildirimi izleyen günİYUK m.7/1-2
Dava açma (vergi mahkemeleri)30 günTebliği veya tebliğ yerine geçen işlemi izleyen günİYUK m.7/1-2
Üst makama başvuruDava açma süresi içinde; başvuru süreyi durdurur; 30 gün içinde cevap verilmezse ret sayılırİdari işlemin bildirimiİYUK m.11
İvedi yargılamada dava açma30 günİşlemin bildirimiİYUK m.20/A(2)(a)
İstinaf30 gün (ivedi yargılamada istinaf yok)Kararın tebliğiİYUK m.45
Temyiz30 gün; ivedi yargılamada 15 günKararın tebliğiİYUK m.46, m.20/A(2)(g)
Temyiz cevabı30 gün (ivedi yargılamada 15 gün)Temyiz dilekçesinin tebliğini izleyen günİYUK m.48/3, m.20/A(2)(ı)
Harç ve giderin tamamlanması7 günlük süreMerciin yazılı bildirimiİYUK m.48/6

İYUK m.45 kapsamında konusu belirli bir parasal sınırı geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve iptal davalarında idare ve vergi mahkemesi kararları kesindir ve istinaf yolu kapalıdır. Bu sınır da her yıl yeniden değerlenir; dosyanın açıldığı yıla ait tutarı kontrol edin.

İcra ve iflas (İİK)

İşlemSüreBaşlangıçDayanak
İcra dairesi işlemine şikâyet7 günİşlemin öğrenildiği tarihİİK m.16/1
Ödeme emrine itiraz (genel haciz yolu)7 günÖdeme emrinin tebliğiİİK m.62/1
Gecikmiş itiraz (kusursuz mani)Engelin kalktığı günden itibaren 3 gün içinde mazeret ve itirazın bildirilmesiMani sebebinin kalkmasıİİK m.65
İtirazın iptali davası1 yılİtirazın alacaklıya tebliğiİİK m.67/1
İtirazın kesin kaldırılması6 ayİtirazın alacaklıya tebliğiİİK m.68/1
Borçtan kurtulma davası (muvakkat kaldırma sonrası)7 günKararın tefhim veya tebliğiİİK m.69/2
Haciz ihbarnamesine üçüncü şahıs itirazı7 günİhbarnamenin tebliğiİİK m.89
Satış istemeHacizden itibaren 1 yıl; satış gerçekleşmemişse alacaklı için 1 yıl dahaHaciz tarihiİİK m.106/1-2
İhalenin feshi şikâyeti7 günİhale tarihiİİK m.134
Kambiyo senedine dayalı takipte şikâyet ve imza itirazı5 gün; borcun ödenmesi için 10 günÖdeme emrinin tebliğiİİK m.168
İcra mahkemesi kararına istinaf2 haftaKararın tebliğiİİK m.363/1
İstinaf sonrası temyiz2 haftaKararın tebliğiİİK m.364

İİK m.363 bir düzeltme gerektirir: İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf süresi uzun yıllar "tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gün" idi. 7499 sayılı Kanunun 37. maddesiyle "tefhim veya" ibaresi madde metninden çıkarılmış ve "on gündür" ifadesi "iki haftadır" olarak değiştirilmiştir. Bugün güncel metin tebliğ tarihinden itibaren iki hafta der. Eski bilgilere dayanan kaynaklar ve hesaplayıcılar hâlâ "10 gün" gösterebilir; kendi hesabınızda iki hafta (HMK m.92/2 mantığıyla) esas alın.

İş hukuku ve iş mahkemeleri

İşlemSüreBaşlangıçDayanak
İşe iade için arabulucuya başvuru1 ayFesih bildiriminin tebliği4857 sayılı İş Kanunu m.20/1
Arabuluculuk anlaşamama sonrası işe iade davası2 haftaSon tutanağın düzenlenmesiİş Kanunu m.20/1
Arabuluculuk faaliyetinin sonuçlandırılması3 hafta; zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en çok 1 hafta uzatılabilirArabulucunun görevlendirilmesiİş Mahkemeleri Kanunu m.3/10
İş mahkemesi kararına istinaf ve temyizHMK'daki süreler: 2 haftaİlamın taraflara tebliğiİş Mahkemeleri Kanunu m.7/3-4
İşe iade davasında istinaf sonrasıBölge adliye mahkemesi kararı kesindir; temyiz yok-İş Kanunu m.20/3; İş Mahkemeleri Kanunu m.8/1-a

İş mahkemelerinde kanun yoluna başvuru süresi ilamın taraflara tebliğinden itibaren işlemeye başlar (İş Mahkemeleri Kanunu m.7/4) ve HMK'nın kanun yoluna ilişkin hükümleri iş mahkemesi kararları hakkında da uygulanır (m.7/3). İşçilerin açtığı davalar HMK m.103/1-ç gereği adli tatilde de görüldüğünden bu davalarda adli tatil uzaması beklenmemelidir.

Süre hesaplarında en sık yapılan 12 hata

  1. Tebliğ gününü sayıyorsunuz. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü hesaba katılmaz (HMK m.92/1; CMK m.39/1; İİK m.19; İYUK m.8/1).
  2. e-Tebligatın ulaştığı günü tebliğ günü sanıyorsunuz. Tebliğ, ulaşmayı izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a). Bu fark çoğu zaman beş gün demektir.
  3. Beşinci günün hafta sonuna geldiğinde tebliğ tarihini kaydırıyorsunuz. Kayma yalnızca sürenin son günü içindir, tebliğ tarihi için değildir.
  4. İki haftayı "on gün" ya da "bir ay" hesaplıyorsunuz. İcra mahkemesi kararlarına istinafta on gün, ceza kanun yollarında yedi gün ya da on beş gün eski mevzuattır; güncel kural iki haftadır.
  5. Hüküm tarihini kontrol etmiyorsunuz. Ceza kanun yollarında 1 Haziran 2024 öncesi kararlarda eski kurallar sürer (CMK Geçici m.6).
  6. Kısa kararın tefhimini süre başlangıcı sanıyorsunuz. Ceza yargılamasında istinaf ve temyiz süresi hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren işler. Hukukta da başlangıç ilamın usulen tebliğidir (HMK m.345, m.361).
  7. Adli tatil uzamasını her davaya uyguluyorsunuz. HMK m.103'teki işlerde (iş davaları, nafaka, tedbir, çekişmesiz yargı gibi) süre uzamaz.
  8. Adli tatil uzamasını süre içinde başlayan her süreye uyguluyorsunuz. Uzama yalnızca sürenin bitişi tatile rastlıyorsa söz konusudur.
  9. Arife gününü tam gün tatil sayıyorsunuz. Arife yarım gün tatildir; son gün arifeye denk geliyorsa süre uzamaz.
  10. Eski hâle getirmeyi garanti sanıyorsunuz. Eski hâle getirme için kusursuz bir engel gerekir; vekilin ihmali gibi nedenler kural olarak yeterli sayılmaz ve talep engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır (HMK m.95-96; CMK m.40-41).
  11. Tebligatın usulüne uygun olup olmadığına bakmıyorsunuz. Usulsüz tebligat, muhatap tebliğe muttali olduğu tarihte tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat Kanunu m.32). Bu tarihi ispat etmek, süre hesabının ilk adımıdır.
  12. Son güne bırakıyorsunuz. UYAP'ta gün sonuna kadar vakit olsa bile teknik sorun, e-imza hatası ya da harç ödeme gecikmesi hak kaybına neden olabilir.

Süre kaçırıldıysa: kanun yolları ve eski hâle getirme

Kanunda belirlenen süreler kesindir (HMK m.94/1). Hâkimin verdiği süre kesin olarak belirtilmişse ve süresinde işlem yapılmamışsa, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar (m.94/3). Böyle bir durumda tek çare, süreyi kusuru olmaksızın geçiren kişinin eski hâle getirme talebinde bulunmasıdır.

Hukukta eski hâle getirme (HMK m.95-101)

Ceza yargılamasında eski hâle getirme (CMK m.40-42)

Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi eski hâle getirme isteminde bulunabilir. Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemişse kişi kusursuz sayılır (m.40). Dilekçe, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir (m.41/1); bu süre 7499 sayılı Kanunla "yedi gün"den "iki hafta"ya çıkarılmış ve 1 Haziran 2024 ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygulanır. Kabul kararı kesindir; ret kararına itiraz yoluna gidilebilir (m.42/2).

Sanığın yokluğunda verilen hükümlerde eski hâle getirme süresi içinde de istinaf ve temyiz süresi işler; sanığın ayrıca kanun yoluna başvurması gerekir (CMK m.274, m.292).

Gerçek hayattan hesap örnekleri

Aşağıdaki örneklerde e-tebligat için "ulaşma tarihi", fiziki tebligat için "tebliğ tarihi" verilir. Tüm tarihler takvimden kontrol edilmiştir.

Örnek 13: Hukuk davası kararı, e-tebligat, istinaf

Asliye hukuk mahkemesi kararı 22 Ekim 2026 Perşembe günü e-tebligat adresine ulaştı. Tebliğ tarihi 27 Ekim 2026 Salı (22 + 5). Süre 28 Ekim'de başlar. İki hafta sonraki Salı 10 Kasım 2026'dır. Bu tarih iş günüdür ve tatil değildir: istinaf süresinin son günü 10 Kasım 2026 Salı. Arife (28 Ekim) ve Cumhuriyet Bayramı (29 Ekim) tebliğden sonraki günlere denk gelir ama sürenin son gününe değil; bu nedenle süreyi etkilemez.

Örnek 14: Tebligatın hafta sonu ulaşması

Karar 24 Ekim 2026 Cumartesi günü e-tebligat adresine ulaştı. Tebliğ tarihi 29 Ekim 2026 Perşembedir (24 + 5). Bu gün Cumhuriyet Bayramı olsa da tebliğ tarihi kaymaz; hesaplama 29 Ekim'e göre yapılır. İki hafta sonu 12 Kasım 2026 Perşembedir ve iş günüdür: son gün 12 Kasım 2026 Perşembe.

Örnek 15: Haziran'da ulaşan tebligat, iki haftalık süre

Karar 1 Haziran 2026 Pazartesi günü ulaştı. Tebliğ 6 Haziran 2026 Cumartesi sayılır, ham son gün 20 Haziran 2026 Cumartesi olur. Hafta sonu olduğundan süre 22 Haziran 2026 Pazartesi günü biter.

Örnek 16: Fiziki tebligatta gün süreli itiraz ve Pazartesi uzaması

Ödeme emri 13 Mart 2026 Cuma günü tebliğ edildi. Yedi günlük süre 20 Mart 2026 Cuma biter. 2026'da Ramazan Bayramı 20 Mart'ta başladığı için bu tarih bayram günüdür ve İİK m.19 son fıkrası gereği müddet tatili takip eden günde biter; bayramın ve hafta sonunun ardından ilk iş günü olan 23 Mart 2026 Pazartesi son gündür. Bayram tarihleri her yıl Diyanet takvimine göre değişir; hesap yapmadan önce ilgili yılın takvimini mutlaka doğrulayın.

Örnek 17: Temmuz'a denk gelen e-tebligat ve istinaf

Karar 24 Temmuz 2026 Cuma günü e-tebligat adresine ulaştı (adli tatilin içinde). Tebliğ 29 Temmuz 2026 Çarşamba yapılmış sayılır. Süre 30 Temmuz'da başlar ve iki hafta sonra 12 Ağustos 2026 Çarşamba biter. Son gün adli tatilde olduğu için adli tatile tabi bir hukuk davasında süre 31 Ağustos'tan itibaren bir hafta uzar: 7 Eylül 2026 Pazartesi. Dava işçi alacağına ilişkinse (HMK m.103/1-ç) uzama olmaz ve son gün 12 Ağustos 2026 Çarşamba'dır. Aynı e-tebligat iki farklı son güne çıkar; tek farkı davanın niteliğidir.

Örnek 18: Aylık süre

Bir aylık bir sürenin tebliği 31 Ocak 2027 Pazar günü yapıldıysa süre ayın son günü olan 28 Şubat 2027 Pazar günü sona erer; hafta sonu olduğundan sonuç 1 Mart 2027 Pazartesi'dir. Aynı sürenin tebliği 30 Ocak 2027 Cumartesi yapılsaydı şubatta 30 numaralı gün olmadığı için yine 28 Şubat'ta biter ve 1 Mart'a uzardı.

Örnek 19: Arife gününe düşen son gün

Bir süre 28 Ekim 2026 Çarşamba (Cumhuriyet Bayramı arifesi) günü sona eriyorsa süre uzamaz. Fiziki dilekçe öğleden önce verilmelidir; UYAP üzerinden yapılan işlemde gün sonu kuralı geçerli olsa da son güne bırakmamak en güvenlisidir.

Hesaplayıcı nasıl çalışır, neleri hesaplamaz?

Sayfanın başındaki araç, e-tebligat ya da fiziki tebligat tarihini, yargılama türünü ve süre türünü alır; tebliğ tarihini bulur, süreyi başlatır, ham son günü yazar ve ardından hafta sonu, resmî tatil, arife ve adli tatil etkilerini adım adım gösterir. Her adım ayrı satırda yazıldığı için sonucu kendi hesabınızla karşılaştırabilirsiniz.

Araç tek bir süreyi hesaplar. Büro olarak onlarca dosyada süre takibi yapıyorsanız tebligatları elle girmek hata riskini artırır. Saygılı Yarlıg, UYAP ve e-Tebligat'taki kayıtları açık oturumunuzdan okur, tebliğ tarihini hesaplar, evrakın türüne göre istinaf, temyiz, cevap ya da itiraz süresi önerir; siz onayladığınızda süre dosyanın Süreler sekmesine ve takviminize işlenir, son gün yaklaşınca hatırlatılır. Ayrıntı için e-tebligat takibi, UYAP dava takip programı ve avukat programı sayfalarına bakın. Deneme için fiyat ve paketler bölümü yeterlidir; 14 gün ücretsiz deneme sunulur.

Süre takibi için büro içi kontrol listesi

Sık sorulan arama ifadelerine kısa cevaplar

Bu sayfadaki bilgilerin kapsamı ve güncelliği

Bu sayfadaki kural ve süreler 25 Ekim 2026 tarihinde mevzuat.gov.tr'deki güncel kanun metinleriyle karşılaştırılmıştır: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu. 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla HMK, CMK, İYUK ve İİK'da bazı değişiklikler yapılmıştır; bu sayfada anlatılan süre uzunlukları ve hesap kuralları (HMK m.92-93, m.104, m.345, m.361; CMK m.273, m.291; İYUK m.45-46) bu değişikliklerden etkilenmemiştir. Kanun bazı maddelerin yürürlüğünü sonraya bıraktığı için dosyanızın tarihine göre ilgili madde metnini yine de kontrol edin.

Bu içerik hukuki danışmanlık değildir. Süre hesabı, hak kaybı doğurabilecek bir işlemdir ve sorumluluk dosyayı yürüten avukata aittir. Hesaplayıcının sonucunu her zaman kanun metni ve kendi dosyanızın tebligat kayıtlarıyla doğrulayın.

Bu aracı sitenize ekleyin

Büronuzun web sitesine ücretsiz ekleyebilirsiniz. Aşağıdaki kodu sayfanıza yapıştırmanız yeterli; açık renkli siteler için adresin sonundaki ?tema=acik kısmını koruyun, koyu renkli siteler için silin.

Sıkça sorulan sorular

Hukuki süre nasıl hesaplanır?

Önce süre türünü ve dayanağını belirleyin, sonra tebliğ tarihini bulun. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü hesaba katılmaz ve süre son günün bitiminde dolar. Hafta olarak belirlenen sürelerde başladığı güne karşılık gelen günün mesai bitiminde, ay olarak belirlenen sürelerde aynı sayıdaki günde biter (HMK m.92, CMK m.39, İİK m.19, İYUK m.8). Son gün tatile denk gelirse izleyen ilk iş gününe uzar.

e-Tebligatta süre ne zaman başlar?

Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca elektronik tebligat, adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Süre bu günden sonraki gün başlar. Tebligatı açıp okumuş olmanız sonucu değiştirmez; hesabı ulaşma tarihinden yapın. Örneğin 1 Eylül 2026 Salı günü ulaşan tebligat 6 Eylül Pazar günü tebliğ edilmiş sayılır, iki haftalık süre 7 Eylül'de başlar.

Tebliğ günü süreye dahil mi?

Hayır. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü hesaba katılmaz; ertesi gün birinci gündür (HMK m.92/1, CMK m.39/1, İİK m.19, İYUK m.8/1). Hafta süreli sürelerde de tebliğ günü sayılmaz ama süre başladığı günün adını taşıyan, iki hafta sonraki günün mesai bitiminde sona erer.

Son gün Cumartesi ya da Pazar gününe denk gelirse ne olur?

HMK m.93 uyarınca resmî tatil günleri süreye dahildir, ancak sürenin son günü tatile rastlarsa süre tatili izleyen ilk iş günü çalışma saati sonunda biter. Genellikle bu Pazartesi olur. CMK m.39/4, İYUK m.8/2 ve İİK m.19 da aynı sonucu verir. Tebliğ tarihi tatile denk gelirse tebliğ tarihi kaymaz, yalnızca son gün kayar.

Adli tatilde süreler durur mu?

Hayır, süreler adli tatilde de işler. Adli tatil 20 Temmuz'da başlar, 31 Ağustos'ta biter. Sürenin son günü tatile rastlarsa hukukta tatilin bittiği günden itibaren bir hafta (HMK m.104), ceza yargılamasında üç gün (CMK m.331/4), idari yargıda yedi gün (İYUK m.8/3) uzar. İcra ve iflas hükümlerinde adli tatil uzaması öngörülmemiştir.

Adli tatil sonrası son gün 7 Eylül mü, 8 Eylül mü?

HMK m.104 "adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta" der; 31 Ağustos bitiş günüdür ve ucu 7 Eylül'e gider. İYUK m.8/3'teki "ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün" ifadesi ise 1 Eylül'ü birinci gün sayma ile saymama arasında 7 ya da 8 Eylül sonucu verebilir. Tek bir okumanın uygulamada bağlayıcı olduğunu doğrulayamadık; ihtiyaten 7 Eylül'de işlemi tamamlayın.

Adli tatile tabi olmayan işlerde süre uzar mı?

Hayır. HMK m.103'te sayılan dava ve işler adli tatilde de görülür; bu işlerde adli tatil uzaması uygulanmaz. İş sözleşmesinden doğan işçi davaları, nafaka, soybağı ve velayet davaları, geçici hukuki korumalar, iflas ve konkordato, çekişmesiz yargı ve ivedi sayılan işler buna örnektir. Hesaplayıcıda bu durum için "adli tatile tabi değil" kutusunu işaretleyin.

İstinaf süresi kaç gündür?

Hukuk davalarında iki hafta (HMK m.345), ceza davalarında hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta (CMK m.273), idari yargıda 30 gün (İYUK m.45), icra mahkemesi kararlarında iki hafta (İİK m.363). İcra mahkemesi kararlarında eski "on gün" süresi 7499 sayılı Kanunla iki haftaya çevrilmiştir.

Elektronik ortamda süre saat kaçta biter?

Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter (HMK m.445/4, CMK m.38/A, İİK m.8/a). Yani UYAP üzerinden son günün 23:59'una kadar işlem yapılabilir. Fiziki başvuruda ise süre son günün çalışma saati bitiminde dolar. Teknik sorun riskine karşı işlemi son güne bırakmamanız önerilir.

Arife günü süre uzar mı?

Hayır. Arife günleri yarım gün resmî tatildir ve son gün arifeye denk gelirse süre uzamaz. Fiziki dilekçeyi öğleden önce vermek gerekir. UYAP üzerinden yapılan işlemde gün sonu kuralı geçerli olsa da son güne bırakılan işlemler teknik sorunlara karşı korunmasızdır.

Süreyi kaçırırsam ne yapabilirim?

Kanunda belirlenen süreler kesindir. Kusuru olmaksızın süreyi geçiren kişi eski hâle getirme talep edebilir: hukukta engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, işlem de aynı süre içinde yapılarak (HMK m.95-97); ceza yargılamasında da iki hafta içinde (CMK m.40-41). Kusurun bulunmadığının ispatı gerekir; talep kabul edilmezse hak kaybı kesinleşir. Bu nedenle süreyi baştan doğru hesaplamak ve son güne bırakmamak çok daha güvenlidir.

Süre hesaplayıcının sonucu bağlayıcı mıdır?

Hayır. Hesaplayıcı bilgilendirme amaçlıdır; özel kanun hükümleri, kararın niteliği, tebligatın usulü ve içtihatlar sonucu değiştirebilir. Süre hesabı hak kaybı doğurabilecek bir işlemdir ve son kontrol dosyayı yürüten avukata aittir. Sonucu kanun metni ve dosyanızdaki tebligat kayıtlarıyla doğrulayın; erken tarihe göre işlem yapmak her zaman daha güvenlidir.

Saygılı Yarlıg süreleri otomatik takip eder mi?

Evet. UYAP ve e-Tebligat kayıtlarını açık oturumunuzdan okur, tebliğ tarihini hesaplar, evrak türüne göre süre önerir; siz onayladığınızda süre dosyaya ve takvime işlenir ve son gün yaklaştıkça hatırlatılır. Program UYAP'a bir şey yazmaz ve e-imzanıza erişmez. 14 gün ücretsiz deneme vardır.