Cevap dilekçesi süresi ve ek süre
Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu süre hem yazılı yargılama usulünde (HMK m.127) hem de basit yargılama usulünde (HMK m.317/2) aynıdır. Farklılık ek sürede ve sonraki dilekçelerdedir: yazılı yargılamada bir defaya mahsus en fazla bir ay, basit yargılamada en fazla iki hafta ek süre verilebilir; cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri yalnızca yazılı yargılamada vardır.
Bu rehber, davalı vekilinin dosyayı ilk eline aldığı andan cevap dilekçesinin sunulmasına kadar sorulan soruları sırayla ele alır: sürenin ne zaman başladığı, nasıl sayıldığı, adli tatil ve resmî tatilin etkisi, ek sürenin nasıl ve ne zamana kadar istenmesi gerektiği, süre kaçırılırsa ne olduğu ve cevaba cevap aşaması. Her bölümde madde numarası ve gerçek takvimle hesaplanmış örnek bulunur. Metin bilgilendirme amaçlıdır; önemli bir sürede son kontrol her zaman dosyayı yürüten avukata aittir.
Kısa cevap: usule göre süre tablosu
| İşlem | Yazılı yargılama | Basit yargılama | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Cevap dilekçesi süresi | Tebliğden itibaren 2 hafta | Tebliğden itibaren 2 hafta | HMK m.127, m.317/2 |
| Ek süre (cevap süresi dolmadan başvurulursa) | Bir defaya mahsus, en fazla 1 ay | Bir defaya mahsus, en fazla 2 hafta | HMK m.127, m.317/2 |
| Ek sürenin başlangıcı | Cevap süresinin bitiminden itibaren | Cevap süresinin bitiminden itibaren | HMK m.127, m.317/2 |
| Cevaba cevap (davacı) | Cevabın tebliğinden itibaren 2 hafta | Verilemez | HMK m.136, m.317/3 |
| İkinci cevap (davalı) | Cevaba cevabın tebliğinden itibaren 2 hafta | Verilemez | HMK m.136, m.317/3 |
| Süresinde cevap verilmemesi | Davacının vakıaları inkâr edilmiş sayılır | Aynı (yazılı usul hükümleri uygulanır) | HMK m.128, m.322 |
Hangi davada hangi usul uygulanır?
Cevap süresi her iki usulde iki hafta olduğundan "hangi usule tabiyim" sorusu ilk bakışta önemsiz görünür. Oysa bu soru üç sonucu belirler: ek sürenin üst sınırı (bir ay mı, iki hafta mı), cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi hakkı olup olmadığı ve iddia ile savunmanın hangi aşamaya kadar genişletilebileceği. Bu nedenle dava dilekçesi elinize geçtiğinde ilk yapacağınız iş mahkemenin ve davanın hangi usule bağlı olduğunu tespit etmektir.
HMK m.316, basit yargılama usulünün hangi dava ve işlerde uygulanacağını sayar. Kanunlarda açıkça belirtilenler saklı kalmak üzere bunlar şunlardır:
- Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler (örneğin kira, taşınmaz ortaklığının giderilmesi gibi sulh hukukun görev alanındaki davalar).
- Kanunun, doğrudan dosya üzerinden karar vermek konusunda mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler.
- İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri, deniz raporlarının alınması, dispeççi atanması talepleri ve bunlara karşı yapılacak itirazlar.
- Her çeşit nafaka davaları ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler.
- Hizmet ilişkisinden doğan davalar.
- Konkordato ve sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin davalar.
- Tahkim hükümlerine göre mahkemenin görev alanına giren dava ve işler.
- Diğer kanunlarda yazılı yargılama usulü dışındaki usullerin uygulanacağı belirtilen dava ve işler.
Son madde, özel kanunlardaki yönlendirmeleri kapsar. İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.7/1). Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar HMK'nın basit yargılamaya ilişkin Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür (6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/4). Bu iki alanda cevap süresi iki haftadır; ek süre iki haftayı geçemez ve cevaba cevap dilekçesi verilemez.
Ticari davalar ile genel görevli asliye hukuk mahkemelerindeki davalar, HMK m.316'da sayılan istisnalar dışında kaldığı için yazılı yargılama usulüne tabidir. Bu davalarda cevap süresi iki hafta, ek süre en fazla bir aydır ve taraflar cevaba cevap ile ikinci cevap dilekçesi verebilir. Basit yargılamada bir hüküm bulunmayan hâllerde yazılı yargılama hükümleri uygulanır (HMK m.322/1); dolayısıyla cevap dilekçesinin içeriği, eksikliği, süresinde verilmemesinin sonucu gibi konularda iki usul arasında fark yoktur.
Dava dilekçesinin tebliğ edildiği mahkeme çoğu zaman usulü tutanak ve tensip zaptında belirtir; ancak tensip zaptına bakmadan da usulü kendiniz belirleyebilirsiniz. Şüphe varsa süreyi en kısa ihtimale göre planlayın: ek süre talep edecekseniz iki haftalık süre dolmadan başvurun ve cevap dilekçesini iki hafta içinde hazırlayabileceğiniz şekilde çalışma takviminizi kurun.
Süre ne zaman başlar?
HMK m.91'e göre süreler, taraflara tebliğ tarihinden veya kanunda öngörülen hâllerde tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlar. Cevap süresinde kanun açıkça "dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren" demektedir. Dolayısıyla davalının davadan haberdar olması, dava dilekçesinin UYAP'ta görünmesi ya da davalı vekilinin dosyayı incelemesi süreyi başlatmaz; başlatan, usulüne uygun tebliğdir.
Fiziki tebligat
Dava dilekçesi PTT aracılığıyla davalıya, vekiline ya da kanuni temsilcisine fiziken tebliğ edilmişse tebliğ tarihi tebligat parçasındaki imza tarihidir. Tebligat Kanunu'nun diğer hükümlerine göre yapılan tebliğlerde (örneğin adrese bırakma, komşuya bırakma ve ihbar) tebliğ tarihi ilgili hükümde belirlenen tarihtir; bu tarihleri tebligat parçasından ve mahkeme kaydından kontrol edin. Tebliğ işleminde usulsüzlük olduğunu düşünüyorsanız, bunu cevap dilekçesinde ve ayrıca ileri sürmeniz gerekir; ancak usulsüz tebligat savunmasına güvenerek süreyi beklemeyin. Güvenli yol, tebliğ geçerli sayılsa bile süresi içinde cevap vermektir.
Elektronik tebligat
Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca bazı kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur: kamu idareleri, kanunla kurulanlar da dahil tüm özel hukuk tüzel kişileri (anonim, limited şirketler, dernekler, vakıflar gibi), noterler, baro levhasına yazılı avukatlar ve sicile kayıtlı arabulucular ile bilirkişiler bu gruptadır. Bunların dışındaki gerçek ve tüzel kişilere talep hâlinde elektronik tebligat adresi verilir ve bu durumda da tebligat elektronik yolla yapılır. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Bunun pratik sonucu şudur: davalı bir şirketse ve dava dilekçesi UETS adresine bırakıldıysa, tebliğ tarihi bırakıldığı günün beş gün sonrasıdır; tebligatı açmamış ya da okumamış olmanız bu sonucu değiştirmez. Beşinci gün hafta sonuna ya da resmî tatile denk gelse bile tebliğ tarihi kaymaz; tatil kuralı yalnızca sürenin son gününe uygulanır. Davalı gerçek kişi ve elektronik adresi yoksa tebligat fiziken yapılır; davalı vekil tayin etmişse ve vekile tebligat yapılıyorsa, vekil avukatın e-tebligat adresi esas alınır.
Vekâlet ve süre ilişkisi
Müvekkilin size vekâlet vermesi, süreyi geriye ya da ileriye kaydırmaz. Dava dilekçesi müvekkile tebliğ edildiyse süre müvekkilin tebliğ tarihinden işler. Müvekkil, dosya ulaşana kadar geçen günleri size söylemediyse iki haftanın bir kısmını daha dosyayı görmeden harcamış olabilirsiniz. İlk görüşmede tebliğ tarihini ve zarfı (ya da UETS ekranını) mutlaka isteyin. Birden fazla davalı varsa, her davalı için süre kendi tebliğ tarihinden başlar; bir davalının ek süre almış olması diğerinin süresini uzatmaz.
Süre nasıl sayılır?
Cevap süresi hafta olarak belirlenmiş bir süredir. HMK m.92/2'ye göre süre hafta, ay veya yıl olarak belirlenmişse başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Başka bir ifadeyle, dava dilekçesi hangi gün tebliğ edildiyse iki hafta sonra aynı gün sürenin son günüdür. Tebliğ Salı günü yapıldıysa son gün iki hafta sonraki Salı'dır. Günlük sürelerde olduğu gibi "tebliğ günü sayılmaz, ertesi gün birinci gün" diye saymaya gerek yoktur; hafta olarak belirlenen sürede takvimdeki aynı gün esas alınır.
Hafta sonu ve resmî tatil kuralı HMK m.93'te düzenlenmiştir: resmî tatil günleri süreye dahildir; sürenin son günü resmî tatil gününe rastlarsa süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter. Cumartesi ve Pazar günleri bu kapsamdadır. Örneğin son gün Pazar'a denk geliyorsa süre Pazartesi günü biter; son gün Ramazan Bayramı'nın ilk gününe denk geliyorsa bayramı izleyen ilk iş günü biter. Arife günleri yarım gün tatil olduğundan, son günün arifeye denk geldiği durumlarda işlemi öğleden önce yapmak en güvenli yoldur. 2027 tatillerini 2027 tatil takvimi sayfasında bulabilirsiniz.
Sürenin "tatil saatinde" bitmesi, kanun metnindeki ifadedir. UYAP üzerinden e-imzalı olarak yapılan işlemlerde uygulamada gün sonuna kadar gönderim kabul edilse de, bu konuda tartışmasız bir kanun hükmü yoktur. Önemli bir süreyi mesai saati içinde tamamlamak, olası bir itirazı baştan önler.
Cevap dilekçesi ne zaman verilmiş sayılır?
Cevap dilekçesi, davanın açıldığı mahkemeye verilir (HMK m.126/1). Dilekçeye davacı sayısı kadar örnek eklenir ve dilekçe havale edildiği tarihte verilmiş sayılır (HMK m.126/2-3). UYAP üzerinden e-imzalı dilekçe gönderiminde ekler elektronik ortamda aktarıldığı için örnek sayısı sorunu ortadan kalkar. Önemli olan, dilekçenin süre içinde mahkeme kaydına ulaşmasıdır. Son güne bırakılan gönderimlerde sistem arızası, e-imza sorunu ya da yüklenemeyen büyük bir ek riskini göze almayın; mümkünse son günden en az bir iş günü önce gönderin.
Adli tatil cevap süresini uzatır mı?
Adli tatil her yıl 20 Temmuz'da başlar, 31 Ağustos'ta sona erer (HMK m.102). Adli tatile tabi dava ve işlerde kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır (HMK m.104). Bu kural yalnızca sürenin bitişinin tatile rastladığı durumda işler. Tebliğ tatilde yapılmış ama iki haftalık süre 31 Ağustos'tan sonra bitiyorsa uzama olmaz.
Uzama ayrıca davanın "adli tatile tabi" olmasına bağlıdır. HMK m.103/1 adli tatilde görülen dava ve işleri sayar: geçici hukuki koruma talepleri, nafaka davaları, soybağı, velayet ve vesayet işleri, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi, hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar, kıymetli evrak iptal işleri, iflas ve konkordato işleri, çekişmesiz yargı işleri, kanunlarda ivedi olduğu belirtilen işler gibi. Bu işlerde süreler adli tatil nedeniyle uzamaz. Örneğin işçinin açtığı bir iş davasında cevap süresi 20 Temmuz–31 Ağustos arasında dolarsa, uzama beklenmemeli ve cevap süresi içinde verilmelidir. Aynı şekilde, uzamanın hangi dava türlerinde uygulandığı konusunda Yargıtay uygulamasında ayrıntılar bulunabilir; kuşkulu durumda en erken tarihe göre hareket edin.
Adli tatilde dava dilekçelerinin alınması, her türlü tebligat ve benzeri işlemler tatilde de yapılır (HMK m.103/3); yani tatilde dava dilekçesi tebliğ edilebilir. Hesaplamada uzama sonrası son gün çoğu yıl 7 Eylül'dür. Bu tarih hesap kuralına göre 31 Ağustos'a bir hafta eklenerek bulunur; bazı kaynaklarda 8 Eylül'ün esas alınması gerektiği de savunulur. Önemli bir dosyada ihtiyatlı davranıp 7 Eylül'ü esas almak, tartışmayı baştan kapatır.
Örneklerle hesap
Aşağıdaki örneklerde gerçek takvim kullanılmıştır. Hesaplar HMK m.92, m.93, m.104 ve Tebligat Kanunu m.7/a kurallarına göre yapılmıştır.
Örnek 1: Fiziki tebligat, hafta içi bitiş
Dava dilekçesi davalıya 3 Kasım 2026 Salı günü fiziken tebliğ edilmiştir. Süre iki hafta olduğundan sürenin son günü 17 Kasım 2026 Salı'dır ve bu gün çalışma saati bitiminde süre dolar. Ek süre isteyecekseniz başvuruyu en geç 17 Kasım 2026 Salı günü yapmanız gerekir.
Örnek 2: e-Tebligat, beşinci gün hafta sonuna denk geliyor
Dava dilekçesi davalı şirketin UETS adresine 3 Kasım 2026 Salı günü ulaşmıştır. Tebliğ, ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda, yani 8 Kasım 2026 Pazar günü yapılmış sayılır. Pazar gününe denk gelmesi tebliğ tarihini değiştirmez. İki haftalık süre 8 Kasım'dan işler ve 22 Kasım 2026 Pazar günü biter. Son gün Pazar olduğundan süre izleyen ilk iş günü olan 23 Kasım 2026 Pazartesi günü çalışma saati bitiminde sona erer.
Örnek 3: Ek süre, yazılı yargılama (ticari dava)
Dava dilekçesi 3 Kasım 2026 Salı günü tebliğ edilmiş ve cevap süresinin son günü 17 Kasım 2026 Salı'dır. Davalı vekili, dosyanın bilirkişi incelemesi gerektiren hesaplarının iki haftada hazırlanamayacağını belirterek 12 Kasım 2026 Perşembe günü ek süre talep etmiştir. Mahkeme talebi kabul eder ve bir ay ek süre verirse ek süre cevap süresinin bitiminden itibaren işler: 17 Kasım 2026 + 1 ay = 17 Aralık 2026 Perşembe. Ek süre başvuru tarihinden değil, asıl sürenin bitiminden hesaplandığı için 12 Kasım'dan itibaren bir ay (12 Aralık) hesabı yanlıştır.
Örnek 4: Ek süre, basit yargılama (kira tahliye davası)
Aynı tebliğ tarihi ve aynı son gün (17 Kasım 2026) basit yargılamaya tabi bir davada söz konusuysa mahkeme en fazla iki hafta ek süre verebilir. Ek süre 17 Kasım'dan işler ve en geç 1 Aralık 2026 Salı günü biter. Mahkeme daha kısa bir ek süre de verebilir; karar metnine bakın.
Örnek 5: Cevaba cevap ve ikinci cevap (yazılı yargılama)
Cevap dilekçesi 17 Kasım 2026'da verilmiş ve davacı vekiline 24 Kasım 2026 Salı günü tebliğ edilmiştir. Davacı, cevaba cevap dilekçesini iki hafta içinde, yani 8 Aralık 2026 Salı gününe kadar verebilir. Cevaba cevap dilekçesi davalıya 15 Aralık 2026 Salı günü tebliğ edilirse davalı ikinci cevap dilekçesini 29 Aralık 2026 Salı gününe kadar verebilir. Bu aşamadan sonra dilekçeler tamamlanmış olur ve ön inceleme başlar.
Örnek 6: Adli tatile denk gelen bitiş (adli tatile tabi dava)
Adli tatile tabi bir ticari davada dava dilekçesi davalıya 14 Temmuz 2027 Çarşamba günü tebliğ edilmiştir. İki haftalık süre 28 Temmuz 2027 Çarşamba günü, yani adli tatil içinde biter. HMK m.104 uyarınca süre adli tatilin bittiği günden (31 Ağustos 2027 Salı) itibaren bir hafta uzamış sayılır ve 7 Eylül 2027 Salı günü sona erer. Aynı tebliğ, iş mahkemesinde görülen bir işçi alacağı davasında yapılmış olsaydı iş davaları adli tatilde görüldüğünden uzama beklenmemeli ve süre 28 Temmuz'da biter kabul edilmelidir.
Örnek 7: Son gün bayrama denk geliyor
Dava dilekçesi 23 Şubat 2027 Salı günü tebliğ edilmiştir. İki haftalık sürenin son günü 9 Mart 2027 Salı'dır; bu gün Ramazan Bayramı'nın ilk günüdür (9–11 Mart 2027). Süre bayramı izleyen ilk iş günü olan 12 Mart 2027 Cuma günü çalışma saati bitiminde sona erer. Bayramdan önceki 8 Mart Pazartesi öğleden sonra yarım gün tatildir; son güne güvenmeyip işlemi 8 Mart öğlene kadar yapmak daha güvenli olur.
Ek süre: kim, ne zaman, nasıl ister?
HMK m.127/1 ikinci cümlesine göre, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin iki haftalık süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Basit yargılamada aynı hüküm HMK m.317/2'dedir ve ek süre iki haftayı geçemez. Ek süre talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.
Bu hükmün unsurlarını tek tek ele almak gerekir:
- Başvuru cevap süresi içinde olmalıdır. Kanun "yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya" der. Süre dolduktan sonra yapılan ek süre talebi, ek süre verilmesi için yeterli değildir. Son güne bırakılan başvuruda, başvurunun süresinde yapıldığını gösteren UYAP kaydı saklanmalıdır.
- Gerekçe gösterilmelidir. Kanunun aradığı ölçüt, cevabın iki hafta içinde hazırlanmasının "çok zor yahut imkânsız" olmasıdır. Dilekçede davanın hacmi (ekli belge sayısı, uzun bilirkişi raporu gerektiren hesaplar), müvekkile ulaşamama, belgelerin yurt dışında ya da kamu kurumunda bulunması, vekâletin dava dilekçesinin tebliğinden kısa süre önce verilmiş olması gibi somut bilgi verilmelidir. "Yoğunluk nedeniyle" gibi soyut gerekçe, talebin reddine yol açabilir.
- Yetki mahkemededir. Ek süre verilmesi mahkemenin takdirindedir; "verilebilir" ifadesi hâkime takdir yetkisi tanır. Dolayısıyla talep kabul edilmedikçe ek süre işlemez. Talebin karara bağlanması süresi bilinmediğinden, talep reddedilirse asıl sürenin içinde kalıp kalmayacağınızı baştan düşünerek taslak hazırlığına başlayın.
- Bir defaya mahsustur. İlk ek süre sonunda yeniden ek süre istenemez. Bu nedenle ilk talepte ihtiyacınız olan tüm süreyi isteyin; "önce iki hafta isteyeyim, olmazsa sonra daha fazla isterim" yaklaşımı mümkün değildir.
- Ek süre, cevap süresinin bitiminden işler. Bu ibare 7251 sayılı Kanunla (22/7/2020) eklenmiştir. Önceki dönemde süre kararın tebliğinden mi, asıl süre bitiminden mi başlıyor tartışması vardı; metin artık açıktır. Ek süre talebinin ne zaman karara bağlandığının önemi yoktur; ek süre asıl sürenin bittiği günden hesaplanır.
Ek süre dilekçesinde bulunması gerekenler
Ek süre talebi ayrı bir dilekçeyle yapılır; UYAP'ta "ek süre talebi" başlığıyla sunulması, kaydın bulunmasını kolaylaştırır. Dilekçede dosya esas numarası, dava dilekçesinin tebliğ tarihi, talep edilen ek sürenin miktarı (yazılı yargılamada en çok bir ay, basit yargılamada en çok iki hafta), HMK m.127 veya m.317/2'ye dayanıldığı ve somut gerekçe belirtilir. Gerekçenin belgeye dayanması önemlidir: yurt dışında bulunan tanık ya da belge yazışmaları, istenen kamu belgeleri için yapılan başvurular, müvekkilin hastalık raporu gibi.
Ek süre talebi reddedilirse
Ek süre talebi reddedilirse asıl cevap süresi kendiliğinden yeniden başlamaz; süre asıl tebliğ tarihinden hesaplanmaya devam eder. Talebin reddi hâlinde son gün, tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. Karar, talepten sonra verildiğinden hâlâ süre kalmış olabilir; ancak karar son günden sonra tebliğ edilirse davalı fiilen cevap veremez. Bu riski azaltmak için ek süre talebini mümkün olan en erken günde yapın ve cevap dilekçesinin iskeletini ek süre kararı beklenirken hazırlayın.
Cevap dilekçesinde neler bulunmalıdır?
HMK m.129/1'e göre cevap dilekçesinde şunlar bulunur: mahkemenin adı; davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri (davalı yurt dışındaysa dava ile ilgili işlemlere esas olmak üzere yurt içinde göstereceği bir adres); davalının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası; varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri; davalının savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri; savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği; dayanılan hukuki sebepler; açık bir şekilde talep sonucu; ve davalının veya varsa kanuni temsilcisinin yahut vekilinin imzası. Dava dilekçesindeki gibi, cevap dilekçesi hakkında da HMK m.121 uygulanır.
Eksiklik hâlinde mahkeme HMK m.130 uyarınca bir haftalık süre verir. Bu hüküm yalnızca şu bentler için geçerlidir: mahkemenin adı, tarafların adı ve adresleri, TC kimlik numarası, kanuni temsilci ve vekil bilgileri ile imza. Bu eksiklikler süresi içinde giderilmezse cevap dilekçesi hiç verilmemiş sayılır. Dilekçenin esasa ilişkin bölümleri (vakıalar, deliller, hukuki sebepler, sonuç ve talep) için bir haftalık tamamlama süresi tanınmadığı için bu bölümler ilk gönderimde eksiksiz olmalıdır. Pratikte en sık görülen eksiklikler, delillerin hangi vakıaya ilişkin olduğunun açıkça yazılmaması ve sonuç ve talep kısmının atlanmasıdır.
Delil ve ispat yönü
Basit yargılamada taraflar dilekçeleri ile birlikte tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek, ellerinde bulunan delilleri dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadır (HMK m.318). Yazılı yargılamada da deliller dilekçelerle bildirilir. Dolayısıyla cevap dilekçesi yalnızca savunmanın değil, delil sunmanın da son sınırıdır. Bu yönüyle ek süre almak, delil toplama imkânı da sağlar.
Cevap dilekçesiyle birlikte yapılması gereken işlemler
Cevap süresi, yalnızca "cevap vermek" değil, cevap süresiyle bağlantılı birkaç hakkı daha içerir. Bu haklar cevap süresi geçince kullanılamayabilir:
- İlk itirazlar: HMK m.116, ilk itirazları şöyle sayar: kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı ve uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı. HMK m.117/1'e göre ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. Ayrıca cevap dilekçesinin verilmesinden sonra, cevap süresi dolmamış olsa bile ilk itirazlar ileri sürülemez (HMK m.131). Yani cevap dilekçesini süre bitmeden vermeniz, ilk itiraz hakkınızı da sonlandırır. Yetki itirazı yapacaksanız cevap dilekçesinin içinde yapın.
- Karşı dava: Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır (HMK m.133/1). Karşı dava açılabilmesi için asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması ve karşı davada ileri sürülecek talep ile asıl davadaki talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin ya da bağlantının bulunması gerekir (HMK m.132/1). Süresinden sonra karşı dava açılması hâlinde mahkeme davaların ayrılmasına karar verir (HMK m.133/2). Yani süre geçse bile alacak kaybolmaz ama ayrı dosyada görülür.
- Zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları: Bunlar maddi hukuk savunmalarıdır ve cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Mahkeme ön incelemede ve ön inceleme duruşmasından sonra hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve defileri inceleyip karara bağlar (HMK m.142).
- Ön inceleme duruşmasına hazırlık: Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır (HMK m.137). Cevap süresi dolmuş ve dilekçeler tamamlanmışsa mahkeme ön incelemeyi başlatır; bu aşamaya kadar cevap vermemiş davalı için savunma imkânları daralmıştır.
Cevap dilekçesi süresinde verilmezse ne olur?
HMK m.128'e göre süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. Bu sonuç, çoğu zaman kaçırılan sürenin "mahkûmiyet" anlamına geldiği yönündeki yaygın yanlış kanıyı düzeltir: Türk usul hukukunda cevap vermeme, davanın kabulü ya da vakıaların ikrarı sonucunu doğurmaz; davacı iddiasını yine ispat etmek zorundadır. Bu, davalı lehine bir güvenlik ağıdır, ancak kaçırılan sürenin maliyeti vardır.
Kaçırılan cevap süresinin başlıca sonuçları şunlardır:
- İlk itirazlar dinlenmez. Yetki ve tahkim itirazı gibi ilk itirazlar cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır (HMK m.117/1). Süre geçmişse bu itirazlardan vazgeçilmiş olur. Yetkisiz mahkemede yargılama devam eder.
- Karşı dava ayrı yargılamaya gider. Karşı dava süresinden sonra açılırsa davalar ayrılır (HMK m.133/2).
- Savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı sınırlayıcı olur. Savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar (HMK m.319, basit yargılamada); yazılı yargılamada ise taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilir, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK m.141/1). Ancak ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır (HMK m.141/2). Süresinde cevap vermemiş bir davalının zamanaşımı, takas ya da yeni delil gibi savunma araçlarını sonradan kullanabilmesi bu kurallar çerçevesinde zorlaşır.
- Deliller ve hazırlık işlemleri. Cevap dilekçesi, delil bildirmenin de ilk fırsatıdır. Süresi içinde cevap vermemiş davalı, yargılamanın sonraki aşamalarında delil bildirme konusunda sınırlı imkânlarla karşılaşabilir.
Cevap süresini kaçırmak davanın sonunu getirmez; davalı yargılamaya katılabilir, duruşmalara gelebilir, davacının delillerine karşı itirazda bulunabilir, kanun yoluna başvurabilir. Ancak yukarıdaki sonuçlar yargılamayı ciddi biçimde güçleştirir. Bu nedenle sürenin kaçırıldığı fark edildiğinde yapılabilecekleri hızla değerlendirmek gerekir.
Eski hâle getirme talebi
Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir (HMK m.95/1). Cevap dilekçesi süresi kanundaki bir süredir. Ancak süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca eski hâle getirme dışında başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa bu talepte bulunulamaz (HMK m.95/2). Eski hâle getirme talebi, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır (HMK m.96/1); ilk derece ve istinaf yargılamalarında en geç nihai karar verilinceye kadar talepte bulunulabilir (HMK m.96/2). Talep dilekçeyle yapılır, sebepler ve delil veya emareler gösterilir ve süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunludur (HMK m.97/1). Yani eski hâle getirme talebiyle birlikte cevap dilekçesinin de sunulması gerekir.
Elde olmayan sebep kavramı dar yorumlanır: ağır hastalık, hastaneye yatış, doğal afet, sistem arızası gibi durumlar tipik örneklerdir; iş yoğunluğu, vekilin dosyayı geç görmesi ya da takvime işlenmemesi elde olmayan sebep sayılmaz. Bu nedenle eski hâle getirme, süre disiplinin yerini tutmaz.
Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi (HMK m.136)
Yazılı yargılama usulünde davacı, cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap dilekçesi; davalı da davacının cevabının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir (HMK m.136/1). Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri hakkında dava ve cevap dilekçelerine ilişkin hükümler, niteliğine aykırı düşmediği sürece kıyasen uygulanır (HMK m.136/2).
Bu iki dilekçe, yazılı yargılamada tarafların iddia ve savunmalarını serbestçe genişletip değiştirebildikleri son aşamadır (HMK m.141/1). Davacı, cevap dilekçesindeki savunmalar karşısında talep sonucunu genişletebilir, yeni vakıalar ekleyebilir, delil bildirebilir; davalı ikinci cevapta bunlara karşılık verebilir. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra bu serbestlik sona erer; sonrasında iddia ve savunmanın genişletilmesi ancak ıslah ya da karşı tarafın açık muvafakati ile mümkündür.
Basit yargılamada ise taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler (HMK m.317/3). Bu nedenle basit yargılamada davacı dava dilekçesinde, davalı cevap dilekçesinde eksiksiz davranmak zorundadır; cevaba cevap hakkına güvenilemez. İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı basit yargılamada davacı için dava açılmasıyla, davalı için cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar (HMK m.319).
Cevaba cevap süresini kaçırmak
Davacı cevaba cevap süresini kaçırırsa, iddiasını genişletme ve değiştirme serbestisini kaybeder ve cevap dilekçesindeki savunmalar karşısında yalnızca ıslah ve muvafakat imkânı kalır. Davalı bakımından da ikinci cevap hakkı aynı şekilde işler. Bu nedenle cevap dilekçesinin tebliğ tarihi, davacı vekili için de ikinci bir "iki hafta" başlangıcıdır. Davacı vekiliyseniz cevap dilekçesinin tebliğ tarihini ayrıca takip edin.
Özel durumlar ve sık sorulan ayrıntılar
Dava dilekçesinin tebliği sonrası davalı vekilinin değişmesi
Davalı vekil değiştirirse süre değişmez; süre dava dilekçesinin tebliğinden işlemeye devam eder. Yeni vekil dosyayı devraldığında geriye kalan süreyi hesaplamalıdır. Önceki vekil süreyi kaçırmışsa yeni vekil, ek süre talebi yapamaz; yalnızca eski hâle getirme imkânı değerlendirilebilir.
Kamu idaresi veya şirket davalı
Davalı bir kamu idaresi ya da şirketse tebligat elektronik yoldan yapılır ve beşinci gün kuralı işler (Tebligat Kanunu m.7/a). Kurum içi hukuk müşavirliği ile avukat arasında yazışma süreleri çoğu zaman beşinci günden sonra başladığı için, tebligat ulaştığı gün değil tebliğ edilmiş sayıldığı gün esas alınmalıdır. Kuruma dava açıldığını bilmeyen ilgili birimin gecikmesi, süreyi uzatmaz.
İş mahkemesinde cevap süresi
İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulandığı için (7036 sayılı Kanun m.7/1) cevap süresi iki hafta, ek süre en fazla iki haftadır ve cevaba cevap yoktur. İş mahkemesinde açılan dava, kanunda belirtilen alacak ve tazminat davalarında arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak arar (7036 sayılı Kanun m.3); bu, davalı bakımından süreyi etkilemez, ancak son tutanağın dava dilekçesine eklenmediği hâllerde dava şartı yokluğundan red söz konusu olabilir ve cevap dilekçesinde bu itirazı ileri sürmeyi unutmayın. Hizmet ilişkisinden doğan davalar adli tatilde görüldüğünden (HMK m.103/1-ç), cevap süresi tatile denk gelse bile uzama beklenmemelidir.
Tüketici mahkemesinde cevap süresi
Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar HMK'nın basit yargılamaya ilişkin hükümlerine göre yürütülür (6502 sayılı Kanun m.73/4). Dolayısıyla cevap süresi iki hafta, ek süre en fazla iki haftadır, cevaba cevap verilemez. Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması da dava şartıdır (6502 sayılı Kanun m.73/A); kanunda sayılan istisnalar saklıdır.
Ticari davalar
Ticari davalar yazılı yargılama usulüne tabidir; cevap süresi iki hafta, ek süre bir aya kadardır ve cevaba cevap ile ikinci cevap dilekçesi verilebilir. Kanunda ticari davalar için dava şartı arabuluculuk uygulaması bulunduğundan (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A), dava dilekçesinde arabuluculuk son tutanağının bulunup bulunmadığı cevap dilekçesinin ilk kontrol maddesidir.
Geçici hukuki korumaya karşı itiraz
İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ve bunlara karşı itirazlar basit yargılamaya tabidir (HMK m.316/1-c). Bu işlerde ilgili kanun hükümleri ve mahkemenin verdiği süreler ayrıca dikkate alınmalıdır; ihtiyati tedbir kararına itiraz için ayrı süre vardır ve cevap süresiyle karıştırılmamalıdır.
İcra mahkemesindeki işler
İcra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve basit yargılama usulü uygulanır (İİK m.18/1). İcra mahkemesinde talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi ifade zaptettirmek suretiyle de olur. Bu alandaki süreler farklıdır; icra takibindeki süreler için icra takibinde süreler rehberine bakın.
Arabuluculuk, ön inceleme ve usul ekonomisi
Cevap süresi içinde arabuluculuk veya sulh görüşmesi yürütmek, süreyi durdurmaz. Müzakere sürerken bile cevap süresi işler. Müvekkil ile karşı taraf anlaşma ihtimaline güvenerek cevap vermeyi geciktirirse, süre dolabilir. Müzakere açık olsa bile ek süre talebi veya cevap dilekçesi süresinde hazırlanmalıdır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Doğrusu |
|---|---|
| "Ek süre başvuru tarihinden başlar" | Ek süre, cevap süresinin bitiminden itibaren işler (HMK m.127, m.317/2). |
| "Süre dolduktan sonra da ek süre istenebilir" | Başvuru, cevap süresi içinde yapılmalıdır; kanun "yine bu süre zarfında" der. |
| "Yazılı yargılamada ek süre iki hafta" | Yazılı yargılamada bir ayı geçmemek üzere; basit yargılamada iki haftayı geçmemek üzere. |
| "Basit yargılamada da cevaba cevap verilir" | Basit yargılamada cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilemez (HMK m.317/3). |
| "e-Tebligat ulaştığı gün tebliğ edilmiş sayılır" | Ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a). |
| "Cevap vermezsem dava kabul edilir" | Vakıaların tamamı inkâr edilmiş sayılır (HMK m.128); ancak ilk itirazlar ve diğer haklar zayıflar. |
| "Yetki itirazını sonra da yaparım" | İlk itirazlar cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır (HMK m.117/1). |
| "Adli tatil her davada süreyi uzatır" | Uzama yalnızca adli tatile tabi davalarda, sürenin bitişi tatile rastlarsa işler; iş davaları gibi tatilde görülen davalarda uzama olmaz (HMK m.103, m.104). |
| "Cevap süresi duruşma gününden başlar" | Süre dava dilekçesinin tebliğinden işler; duruşma günü ayrı bir kavramdır. |
| "Müzakere sürüyor, süre durur" | Arabuluculuk veya sulh görüşmeleri cevap süresini durdurmaz. |
Davalı vekili için kontrol listesi
- Dava dilekçesinin tebliğ tarihini ve türünü (fiziki mi, e-tebligat mı) belirleyin; e-tebligatta beşinci günü hesaplayın.
- Mahkemeyi ve usulü (yazılı mı, basit mi) belirleyin; ek sürenin üst sınırını bu usule göre yazın.
- İki haftalık sürenin son gününü, hafta sonu ve resmî tatil kuralıyla birlikte hesaplayın; adli tatil ihtimalini ayrıca kontrol edin.
- Dosyanın hacmi iki haftada cevap hazırlanmasını zorlaştırıyorsa ek süre dilekçesini ilk haftada verin; gerekçeyi belgeyle destekleyin.
- Cevap dilekçesini hazırlarken HMK m.129'daki unsurları tek tek işaretleyin; imza, kimlik numarası ve adres eksikliklerinin cevabı hiç verilmemiş saydıracağını unutmayın.
- Yetki ve tahkim itirazlarını cevap dilekçesinin içinde yapın; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarını da unutmayın.
- Karşı dava açılacaksa cevap dilekçesinde ya da esasa cevap süresi içinde ayrı dilekçeyle açın.
- Delilleri ve belge örneklerini dilekçeyle birlikte sunun; hangi vakıanın hangi delille ispat edileceğini yazın.
- Cevap dilekçesini son günden en az bir iş günü önce gönderin ve UYAP kaydını saklayın.
- Cevap tebliğ edildikten sonra davacının cevaba cevap süresini ve kendi ikinci cevap süresini takvime işleyin.
Cevap süresini takip etmenin pratik yolları
Cevap süresi iki hafta gibi kısa bir süre olduğundan, kaçırılmasının nedeni çoğu zaman hukuki bilgi eksikliği değil, tebliğin fark edilmemesi veya takvime geç işlenmesidir. Büro içinde tek bir kişinin e-Tebligat kutusunu takip etmesi, tebligatların dosyalara geç bağlanması ve tatil dönemlerinde nöbetçi bırakılmaması bu tür kayıpların başlıca sebepleridir.
Saygılı Yarlıg'ın Chrome eklentisi, avukatın kendi e-imzasıyla açtığı UYAP ve e-Tebligat oturumunda dosyaları, evrakları ve tebligatları okuyup doğru dosyaya bağlar; e-Tebligat'ın ulaştığı tarihten tebliğ tarihini hesaplar ve evrakın türüne göre süreyi önerir. Öneri, avukat onayladığında dosyanın Süreler sekmesine ve takvime işlenir, yaklaştıkça hatırlatılır. Eklenti yalnızca okur; UYAP'a veya e-Tebligat'a bir şey yazmaz. Hesabın her adımı gösterilir ve son kontrol avukattadır. Dilerseniz hesap açmadan süre hesaplama aracını kullanabilir; e-tebligat ayrıntıları için e-Tebligat takibi, aktarım için UYAP dava takip programı sayfalarına bakabilirsiniz. Süre hesaplarının diğer yönleri istinaf süresi ve temyiz süresi rehberlerinde, UYAP'ta evrak takibi ise UYAP evrak takibi rehberinde anlatılmıştır. Cevap dilekçesi taslağı hazırlarken karşı tarafın dilekçesindeki iddiaları ayrıştırmak için Yarlıg AI kullanılabilir; fiyatlar için paketler bölümüne bakın. İlk 14 gün ücretsiz deneme sunulur.
Cevap dilekçesinin hazırlık takvimi
İki haftalık sürenin verimli kullanılması için aşağıdaki çalışma düzeni önerilebilir. Bu düzen yalnızca bir iş planıdır; dosyanın niteliğine göre değiştirilmelidir.
- 1. gün: Tebliğ tarihinin, usulün ve son günün tespiti; takvime işleme; müvekkilden belgelerin istenmesi.
- 2–3. gün: Dava dilekçesinin ve eklerinin incelenmesi; vakıaların madde madde çıkarılması; ek süre ihtiyacının belirlenmesi.
- 4–5. gün: Ek süre gerekiyorsa dilekçenin verilmesi; ilk itiraz ve karşı dava ihtimalinin değerlendirilmesi.
- 6–9. gün: Savunma vakıalarının sıra numarası altında yazılması; delillerin ve belgelerin ilişkilendirilmesi; hukuki sebeplerin ve içtihadın eklenmesi.
- 10–12. gün: Dilekçenin müvekkille gözden geçirilmesi; imza, kimlik ve adres bilgilerinin kontrolü; eklerin taranması.
- 13. gün: UYAP'tan gönderim; gönderim kaydının saklanması.
- 14. gün (son gün): Yedek gün; yalnızca beklenmeyen aksilikler için.
Cevap süresinin başka sürelerle ilişkisi
Cevap süresi, yargılamanın ilk ve en kısa süreli işlemidir. Sonraki sürelerle ilişkisini görmek, bütün zinciri planlamayı kolaylaştırır:
- Cevaba cevap süresi (yazılı yargılama): cevap dilekçesinin davacıya tebliğinden itibaren iki hafta (HMK m.136).
- İkinci cevap süresi (yazılı yargılama): cevaba cevap dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta (HMK m.136).
- Ön inceleme: dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılır (HMK m.137).
- İstinaf ve temyiz süreleri: hüküm sonrasında işler; ayrıntılar için istinaf süresi ve temyiz süresi sayfalarına bakın.
Bu zincirde her halka, bir önceki dilekçenin tebliğinden itibaren hesaplanır. Dolayısıyla davacı vekili, cevap dilekçesinin tebliğiyle ikinci bir sayaç başlatır; davalı vekili ise cevaba cevap dilekçesinin tebliğiyle yeni bir sayaç başlatır. İki sayacın birbirine karışmaması için her tebligatın tarihini ve türünü dosya notuna yazmak yararlıdır.
Bu sayfadaki süre hesapları ve açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır. Kanun hükümleri, özel kanunlardaki farklı düzenlemeler, tebliğ işleminin niteliği ve yargı içtihatları sonucu değiştirebilir; önemli bir süre bakımından hesabın ve dayanağın son kontrolü dosyayı yürüten avukata aittir.
Sıkça sorulan sorular
Cevap dilekçesi süresi kaç gün?
Dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.127 ve m.317/2). Süre hafta olarak belirlendiği için tebliğ hangi gün yapıldıysa iki hafta sonraki aynı gün son gündür. Son gün hafta sonu veya resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü çalışma saati bitiminde sona erer (HMK m.93). Tebligat e-tebligat ise önce tebliğ tarihi hesaplanır.
Cevap dilekçesi için ek süre nasıl istenir ve ne kadar verilir?
Cevabın iki hafta içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa, yine bu süre içinde mahkemeye ek süre dilekçesi verilir. Yazılı yargılamada bir defaya mahsus olmak üzere bir ayı geçmeyen, basit yargılamada iki haftayı geçmeyen ek süre verilebilir. Ek süre mahkemenin takdirindedir; gerekçe somut olmalı ve mümkünse belgeyle desteklenmelidir. Süre dolduktan sonraki talep bu hükme dayanamaz.
Ek süre ne zaman başlar?
Ek süre, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlar (7251 sayılı Kanunla eklenen ibare). Talebin tarihi ya da kararın tebliğ tarihi başlangıç değildir. Örneğin cevap süresi 17 Kasım 2026'da bitiyorsa ve bir ay ek süre verilmişse ek süre 17 Aralık 2026'da sona erer. Ek süre bir defaya mahsustur; sonra yeniden ek süre istenemez.
Ek süre talebini son gün yapabilir miyim?
Evet, kanun talebin cevap süresi dolmadan yapılmasını arar; son gün de süre içindedir. Ancak son güne bırakmak riskli olabilir: sistem arızası, e-imza sorunu veya kayıt gecikmesi talebi süresiz hâle getirebilir. Talebi mümkünse ilk haftada, en geç son günden önceki iş gününde yapın ve UYAP gönderim kaydını saklayın. Talep reddedilirse asıl süre geçerlidir.
Basit yargılamada cevaba cevap verilebilir mi?
Hayır. Basit yargılamada taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler (HMK m.317/3). Sulh hukuk davaları, iş davaları, tüketici davaları, nafaka, velayet ve geçici hukuki koruma gibi basit yargılamaya tabi davalarda davacı iddiasını dava dilekçesinde, davalı savunmasını cevap dilekçesinde eksiksiz ortaya koymalıdır. Yazılı yargılamada ise cevaba cevap ve ikinci cevap iki hafta içinde verilebilir (HMK m.136).
Cevap dilekçesini süresinde vermezsem dava kabul edilmiş olur mu?
Hayır. Süresi içinde cevap vermeyen davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır (HMK m.128). Davacı iddiasını yine ispat etmek zorundadır. Ancak ilk itirazlar (yetki, tahkim) dinlenmez, karşı dava ayrı dosyaya gider ve savunma ile delil bildirme imkânları daralır. Süre kaçırmanın sonuçları, davanın niteliğine göre ağır olabilir.
e-Tebligatla gelen dava dilekçesinde cevap süresi ne zaman başlar?
e-Tebligat, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a); iki haftalık süre bu tebliğ tarihinden işler. Örneğin 3 Kasım 2026'da ulaşan tebligat 8 Kasım 2026'da tebliğ edilmiş sayılır ve cevap süresi 22 Kasım Pazar'da biter; Pazar olduğu için süre 23 Kasım 2026 Pazartesi günü sona erer. Tebligatı açmamak sonucu değiştirmez.
Adli tatil cevap süresini uzatır mı?
Yalnızca adli tatile tabi dava ve işlerde ve yalnızca sürenin bitişi 20 Temmuz–31 Ağustos arasına rastlarsa; süre adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır (HMK m.104). İş davaları, nafaka davaları ve geçici hukuki koruma gibi adli tatilde görülen işlerde (HMK m.103) uzama olmaz. Uzamış son günün 7 Eylül mü 8 Eylül mü olduğu tartışmalıdır; ihtiyatlı olarak 7 Eylül esas alınabilir.
Yetki itirazını ne zaman yapmalıyım?
Yetki itirazı ve tahkim itirazı ilk itirazlardır ve cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenmez (HMK m.116 ve m.117). Cevap dilekçesi verildikten sonra, cevap süresi dolmamış olsa bile ilk itiraz ileri sürülemez (HMK m.131). Bu nedenle cevap süresi dolmadan önce dilekçeyi vermek ilk itirazları kapatır; yetki itirazı yapacaksanız dilekçenin içinde yapın.
Karşı dava ne zamana kadar açılabilir?
Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır (HMK m.133). Karşı dava ile asıl dava arasında takas, mahsup ilişkisi veya bağlantı bulunmalıdır (HMK m.132). Süresinden sonra açılırsa mahkeme davaların ayrılmasına karar verir; yani alacak kaybolmaz ama ayrı dosyada görülür ve asıl davayla birleşik yürümez.
Cevap dilekçesinde imza veya kimlik numarası eksik olursa ne olur?
Mahkeme bir haftalık süre verir; eksiklik bu süre içinde giderilmezse cevap dilekçesi verilmemiş sayılır (HMK m.130). Bu hüküm mahkemenin adı, taraf bilgileri, TC kimlik numarası, kanuni temsilci ve vekil bilgileri ile imza için geçerlidir. Savunma vakıaları, deliller, hukuki sebepler ve talep sonucu gibi esasa ilişkin bölümlerin eksikliği ise ek süreyle tamamlanamaz; bu nedenle ilk gönderimde eksiksiz olmalıdır.
Cevap süresini kaçırdım, yapılabilecek bir şey var mı?
Elde olmayan bir sebep (ağır hastalık, doğal afet, sistem arızası gibi) varsa engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süresinde yapılamayan işlemle birlikte eski hâle getirme talebinde bulunulabilir (HMK m.95, m.96, m.97). Başka yoldan aynı sonuca ulaşılabiliyorsa bu talep yapılamaz. Dosyaya geç bakılması veya takvime işlenmemesi elde olmayan sebep sayılmaz. Her durumda yargılamaya katılmaya devam edin.
İş mahkemesi ve tüketici mahkemesinde cevap süresi farklı mıdır?
Hayır, cevap süresi iki haftadır. Her iki mahkemede de basit yargılama usulü uygulandığı için ek süre en fazla iki hafta olabilir ve cevaba cevap verilemez (7036 sayılı Kanun m.7, 6502 sayılı Kanun m.73/4, HMK m.317). İş davalarında arabuluculuk dava şartıdır; tüketici davalarında da kanundaki istisnalar saklı olmak üzere arabulucuya başvuru dava şartıdır. Bu şart, cevap süresini değiştirmez.
Birden fazla davalı varsa cevap süreleri aynı mıdır?
Her davalı için süre, o davalıya yapılan tebliğ tarihinden başlar. Dolayısıyla davalıların süreleri farklı günlerde bitebilir; bir davalıya ek süre verilmesi diğer davalının süresini uzatmaz. Birden fazla davalıyı temsil ediyorsanız her biri için ayrı tebliğ tarihini ve son günü kayıt altına alın, ortak bir cevap dilekçesi verecekseniz en erken biten süreye göre hareket edin.