Saygılı Yarlıg

İdari dava açma süresi ve zımni ret

Son güncelleme: 25 Ekim 2026 · Hazırlayan: , Saygılı Yarlıg kurucusu

İdari yargıda dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde ve Danıştay'da 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür (İYUK m.7/1). Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. İdareye yapılan başvuruya 30 gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır (İYUK m.10); bu hâlde dava açma süresi 30 günün bittiği tarihten itibaren işler. Bu süreler hak düşürücüdür; kaçırılan süre, çoğu zaman işlemin kesinleşmesi demektir.

Bu rehber, idari dava açma sürelerini baştan sona ele alır: iptal ve tam yargı davası süreleri, sürenin başlangıcı (tebliğ, ilan, öğrenme), düzenleyici işlemler, zımni ret, üst makama başvurunun süreye etkisi, ivedi yargılama usulü, adli tatile karşılık gelen çalışmaya ara verme dönemi, yürütmenin durdurulması kararlarına itiraz süresi ve istinaf ile temyiz süreleri. Her bölümde madde numarası ve gerçek takvimle yapılmış örnekler bulunur. Madde atıfları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun mevzuat.gov.tr'deki güncel metninden (16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla yapılan değişikliklere kadar) kontrol edilmiştir.

Süreler tablosu: bir bakışta idari yargı süreleri

İşlemSüreBaşlangıçDayanak
Dava açma (idare mahkemesi, Danıştay)60 günYazılı bildirimi izleyen günİYUK m.7/1-2
Dava açma (vergi mahkemesi)30 günTebliği izleyen gün (vergide tahsilat, tescil vb. için ayrıca)İYUK m.7/1-2
İvedi yargılama usulünde dava açma30 günBildirimi izleyen günİYUK m.20/A
İlanla bildirimde (adresi belli olmayanlar)Dava süresi, son ilan tarihini izleyen günden 15 gün sonra başlarSon ilanİYUK m.7/3
İlanı gereken düzenleyici işlemlerDava süresiİlan tarihini izleyen günİYUK m.7/4
Zımni ret (idare cevap vermezse)30 gün sonunda ret sayılır; ardından dava süresi işlerBaşvuru tarihiİYUK m.10
Kesin olmayan cevap sonrası beklemeEn fazla 4 ayBaşvuru tarihiİYUK m.10/2
Üst makama başvuru: idarenin cevap süresi30 gün (sonra zımni ret)Başvuru tarihiİYUK m.11
Doğrudan tam yargı: idareye başvuruÖğrenmeden 1 yıl; en geç eylemden 5 yılEylemin yazılı bildirimi veya öğrenilmesiİYUK m.13
Yürütmenin durdurulması kararına itiraz7 günKararın tebliğini izleyen günİYUK m.27/7
İdare / vergi mahkemesi kararına istinaf30 günKararın tebliğiİYUK m.45
Danıştay veya bölge idare mahkemesi kararına temyiz30 gün (ivedi usulde 15 gün)Kararın tebliğiİYUK m.46, m.20/A
Savunma ve cevap süresi30 gün; en fazla 30 gün bir defaya mahsus uzatılabilirTebliğ tarihiİYUK m.16

1. Dava açma süresi (İYUK m.7)

İYUK m.7/1'e göre dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu rakamlar kanundaki sayısal ifadedir; dava açan taraf için kanunun kabul ettiği tek istisna "özel kanunlarında ayrı süre gösterilen" hâllerdir. Kamulaştırma, ihale, memur disiplin işlemleri ve benzeri alanlarda özel kanunlarda ayrı süre bulunabilir; bu nedenle süreyi hesaplamadan önce işlemin dayandığı özel kanunun dava açmaya ilişkin hükümlerine de bakmak gerekir.

Sürenin başlangıcı İYUK m.7/2'de iki ana başlıkta düzenlenmiştir:

Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar (İYUK m.8/1). Bu, günlük sürelerde "tebliğ günü sayılmaz" kuralıyla aynı sonucu verir: tebliğ Salı günü yapılmışsa Çarşamba günü sürenin birinci günüdür. Tatil günleri sürelere dahildir; sürenin son günü tatil gününe rastlarsa süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar (İYUK m.8/2). Yani hafta sonu veya resmî tatil, süre içinde sayılır ama son gün tatile denk gelirse bir sonraki iş gününün bitimi sürenin sonudur.

Dava, dava dilekçesinin kaydının yapıldığı tarihte açılmış sayılır (İYUK m.6/1). Harcı veya posta ücreti verilmeden ya da eksik ödemeyle dava açılmışsa, otuz gün içinde tamamlanması için tebligat yapılır; yerine getirilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilir (İYUK m.6/4). Dava açma süresi bu eksiklik yüzünden de kaybedilebilir: dava açılmamış sayılırsa, süre bitmişse yeniden açılamaz.

Yazılı bildirim ve öğrenme tarihi

Kanun metni, sürenin "yazılı bildirimin yapıldığı" tarihi izleyen günden başladığını söyler. Yazılı bildirim yapılmamış bir işlemde (ör. sözlü bildirilen, işlem hakkında hiç tebliğ yapılmamış veya tebliğ usulsüz olan durumlarda) sürenin işlemin öğrenildiği tarihten başlayacağı yargı içtihadında kabul edilir; ancak bu kuralın ayrıntıları dosya özelinde değerlendirilir ve doğru tespit çoğu zaman uyuşmazlığın ana konusu olur. Bu nedenle öğrenme tarihini belgeleyen unsurları (örneğin işlemi gösteren bir yazı, kayıtlara erişim veya ilk uygulama tarihi) saklayın ve mümkünse dava dilekçesinde açıkça belirtin. Güvenli yol, yazılı bildirim yapılmamış olsa bile işlemi öğrendiğiniz günden itibaren süreyi hesaplayıp dava açmaktır.

Tebligat türü ve e-tebligat

İdari işlemin tebliği Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır. Davacı bir tüzel kişi, baro levhasına yazılı avukat veya kamu kurumu ise tebligat elektronik yolla yapılır ve muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a). Süre bu tebliğ tarihini izleyen günden başlar. Örneğin e-tebligat 3 Kasım 2026'da ulaşmışsa tebliğ 8 Kasım 2026'da yapılmış sayılır; dava açma süresi 9 Kasım'dan başlar ve 60. gün 7 Ocak 2027 Perşembe'ye denk gelir. Aynı işlem fiziken 3 Kasım 2026'da tebliğ edilseydi 60. gün 2 Ocak 2027 Cumartesi olacak ve süre 4 Ocak 2027 Pazartesi biteceği için aradaki fark neredeyse beş gündür. Tebligatın türünü ve ulaştığı tarihi dosyaya yazmak bu nedenle önemlidir.

2. İlanla bildirim ve düzenleyici işlemler (İYUK m.7/3-4)

Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hâllerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar (İYUK m.7/3). Bu, ilanla yapılan bildirimlerde tebliğe benzer bir bekleme süresi tanır; dava açma süresi (60 veya 30 gün) bu onbeş günün ardından işlemeye başlar. İlan tarihini ve özel kanundaki ilan şeklini mutlaka kontrol edin; çünkü özel kanunlar ilanın şeklini, süresini ve gazete yayımını ayrıca belirleyebilir.

İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz (İYUK m.7/4). Bunun pratik sonucu şudur: düzenleyici işlemin (yönetmelik, genelge, kurul kararı gibi genel nitelikli işlemlerin) dava süresi kaçırılmış olsa bile, o işleme dayanılarak tesis edilen bireysel işlem öğrenildiğinde yeni bir dava süresi işler ve bireysel işlem aleyhine açılan davada düzenleyici işlemin hukuka aykırılığı ileri sürülebilir. Bu "uygulama işlemi" yolu, düzenleyici işlemlere karşı süre kaçıran ilgililer için önemli bir imkândır.

Örnek: Bir düzenleyici işlem 14 Ocak 2027 Perşembe günü Resmî Gazete'de ilan edilmiştir. İYUK m.7/4 uyarınca dava süresi ilan tarihini izleyen günden, yani 15 Ocak 2027'den başlar. Süre 60 gün ise 15 Mart 2027 Pazartesi günü sona erer. İlgili bu süre içinde düzenleyici işlem aleyhine dava açabilir; süreyi kaçırırsa, işlemin uygulanması üzerine kendisi hakkında tesis edilecek bireysel işlem aleyhine ayrıca dava açıp düzenleyici işlemin de iptalini isteyebilir.

3. Zımni ret (İYUK m.10)

İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler (İYUK m.10/1). Başvuruya otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer, otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler (İYUK m.10/2).

Bu hüküm, 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunla (yürürlük: 14/7/2021) değiştirilmiş ve cevap süresi altmış günden otuz güne indirilmiştir. 7331 sayılı Kanunun geçici 10. maddesine göre, yürürlük tarihinden önce idareye yapılmış başvurular bakımından önceki süreler uygulanır; yani 14 Temmuz 2021'den önce yapılan başvurularda cevap süresi 60 gündür. Güncel başvurularda 30 gün esastır.

İdarenin otuz günlük süre içinde verdiği cevap kesin değilse (örneğin "talebiniz inceleniyor" veya "ilgili birimlere sorulmuştur" türünden bir cevap), ilgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bekleme hâlinde dava açma süresi işlemez; ancak bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Önceki düzenlemede bu süre altı ay idi; 7331 sayılı Kanunla dört aya indirilmiştir. Dört ay dolduğunda süre işlemeye başlamış sayılır ve bundan sonra dava açma süresi kaçırılabilir. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hâllerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren otuz gün içinde dava açılabilir (İYUK m.10/2 son cümle; 7331 sayılı Kanunla "altmış günlük" ibaresi "otuz günlük" olarak değiştirilmiştir).

Zımni ret, yalnızca idareye yapılan yeni bir başvuru üzerine oluşur. Bu mekanizma, daha önce tebliğ edilmiş bir işlem için kaçırılan dava açma süresini yeniden başlatmak amacıyla kullanılamaz; yeni başvuru, kesinleşmiş bir işlemin yeniden gözden geçirilmesi talebi niteliğinde olduğundan, bu talebin reddi yeni bir dava hakkı doğurmaz. İdare, yeni bir talebi esastan incelemek yerine eski işlemin kesinleştiğini belirtirse iptal davasına konu kesin bir işlem bulunmaz. Süreyi canlandırmak amacıyla yapılan başvurular çoğu zaman sonuç vermez; başvurunun konusu yeni bir olgu, yeni bir hukuki durum veya idarenin yapması gereken bir işlem olmalıdır.

Örnek: zımni ret hesabı

İlgili, idareye 2 Şubat 2027 Salı günü yazılı başvuruda bulunmuştur. İdare 30 gün içinde cevap vermezse istek 4 Mart 2027 Perşembe günü reddedilmiş sayılır (2 Şubat + 30 gün). Dava açma süresi, otuz günün bittiği tarihten itibaren işler; 60 günlük süre için hesap 4 Mart 2027'yi izleyen günden başlar ve süre 3 Mayıs 2027 Pazartesi günü sona erer. Zımni retin oluştuğu tarihin ve dava açma süresinin hesabında ihtiyatlı davranmak gerekir; hesaplamayı bir gün önce bitecek şekilde yapmak, tartışmalı sınır gününü baştan eler.

4. Üst makama başvuru (İYUK m.11)

İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur (İYUK m.11/1). Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır (m.11/2). İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır (m.11/3).

Üst makama başvuru, bu nedenle süreyi sıfırlamaz; yalnızca durdurur. Başvuru yapılmadan önce geçmiş olan süre bakiyeden düşülür. Üst makama başvuru yapmak, yeni bir süre kazandırmaz; ancak başvurunun cevabı beklenirken dava açma süresi akmaz. Sonuç olarak, işlemin tebliğinden kısa süre sonra yapılan başvuru geniş bir bakiye bırakır; sürenin sonuna doğru yapılan başvuru ise bakiyenin çok az olmasına yol açar.

Örnek: Bir idari işlem 3 Kasım 2026 Salı günü tebliğ edilmiştir (60 günlük süre). İlgili, işlem aleyhine üst makama 18 Kasım 2026 Çarşamba günü başvurmuştur. Başvuru tarihine kadar 15 gün geçmiştir (başvuru günü dahil sayarak ihtiyatlı hesap); kalan süre 45 gündür. Üst makam başvuruyu 27 Ocak 2027 Çarşamba günü reddetmiş ve ret ilgiliye aynı gün tebliğ edilmiştir. Bu durumda dava açma süresi 28 Ocak 2027'den işlemeye başlar ve kalan 45 günün sonu 13 Mart 2027 Cumartesi gününe denk geldiğinden, süre izleyen ilk çalışma günü olan 15 Mart 2027 Pazartesi günü biter (İYUK m.8/2). Başvuru gününün geçmiş sürede sayılıp sayılmayacağı konusunda ihtiyatlı olmak, yani gün sayısını yüksek tutmak, tartışmayı önler.

Başvurunun doğru makama yapılması önemlidir. Kanun, başvurunun üst makama, üst makam yoksa işlemi yapan makama yapılmasını arar; hangisinin muhatap olduğundan emin değilseniz dava açma süresini başvuruya güvenmeden ayrıca takvime işleyin ve süre dolmadan dava açmayı değerlendirin.

5. İptal, tam yargı ve doğrudan tam yargı süreleri (İYUK m.12–13)

İptal ve tam yargı davaları birlikte veya ayrı ayrı (m.12)

İlgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması hâlinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu hâlde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır (İYUK m.12).

Yani iptal davası sonuçlanmadan tam yargı davası açılabilir; ancak iptal kararı verildikten sonra tam yargı davası açılacaksa, tam yargı davasının süresi iptal kararının veya kanun yolu kararının tebliğinden itibaren işler. Bir işlemin icrasından doğan zararlar için süre, icra tarihinden başlar. Dolayısıyla iptal kararının tebliğ tarihi, tazminat bakımından yeni bir dava süresi başlatır ve takvime ayrıca işlenmelidir.

Doğrudan tam yargı davası ve idareye başvuru şartı (m.13)

İdari eylemlerden (işlem değil; fiilî durumdan, kazadan, yapılan çalışmadan veya yapılmayan bir işlemden doğan zararlar) haklarının ihlal edildiğini ileri sürenler, idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemek zorundadır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi hâlinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir (İYUK m.13/1). 7331 sayılı Kanunla bu fıkradaki "altmış" ibaresi "otuz" olarak değiştirilmiştir. Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde, sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda idareye başvuru şartı aranmaz (m.13/2).

Tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir (İYUK m.16/4). Bu, tazminat miktarı yargılama sırasında belirginleştiğinde önemlidir; ancak artırım dava açılmış olması koşuluna bağlıdır ve idareye başvuru şartına uyulmadan açılan davada artırımla düzeltme yapılamaz.

Örnek: Bir kamu kurumunun aracının neden olduğu zarar 3 Mart 2026 tarihinde öğrenilmiştir. İYUK m.13 uyarınca idareye başvuru için son gün, öğrenmeden itibaren bir yıl sonradır: 3 Mart 2027 Çarşamba. İdare başvuruyu reddederse ret kararının tebliğini izleyen günden itibaren (veya 30 gün içinde cevap verilmemişse bu sürenin bittiği tarihten itibaren) dava açma süresi işler.

6. İvedi yargılama usulünde süreler (İYUK m.20/A)

İvedi yargılama usulü, İYUK m.20/A/1'de sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda uygulanır: ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri; acele kamulaştırma işlemleri; Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları; Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri; çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar (idari yaptırım kararları hariç); ve Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları. Bu işlemlerde 60 günlük genel süre değil, süreler kısadır:

İvedi yargılama usulünde sürelerin kısalığı nedeniyle ihaleye veya acele kamulaştırmaya karşı dava açacaksanız, 30 günlük süreyi tebliğ tarihinden itibaren hesaplayıp ilk haftada dava açmak güvenli olur. Bu davalarda üst makama başvurunun süre durdurmayacağını unutmayın; başvuru yapılıyorsa dava açma süresi ayrıca ve eş zamanlı korunmalıdır.

7. Süre hesabı ve çalışmaya ara verme (İYUK m.8, m.61)

İdari yargıda süre hesabı üç kuralla özetlenebilir:

  1. Başlangıç: süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar (m.8/1).
  2. Tatil günleri: tatil günleri sürelere dahildir; ancak sürenin son günü tatil gününe rastlarsa süre, tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar (m.8/2).
  3. Çalışmaya ara verme: kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa, bu süreler ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır (m.8/3).

İdari yargıda adli tatil, kanun metninde "çalışmaya ara verme" olarak anılır. İYUK m.61/1'e göre bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler. Çalışmaya ara verme süresi içinde nöbetçi mahkeme kurulur (m.61/2) ve nöbetçi mahkeme, yürütmenin durdurulmasına ve delillerin tespitine ait işleri ve kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işleri görür (m.62). Bu nedenle tatilde dava açılabilir ve yürütmenin durdurulması istenebilir.

Uzama yalnızca sürenin bitişi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa işler. Süre tatilden önce biterse veya tatilden sonra biterse uzama yoktur. Hesap şöyledir: ara vermenin sona erdiği gün 31 Ağustos'tur; izleyen tarih 1 Eylül'dür; 1 Eylül'den itibaren yedi gün, 7 Eylül'de sona erer. Dolayısıyla ara verme zamanına rastlayan sürenin son günü 7 Eylül'dür (2027 için 7 Eylül Salı). Hukuk yargısındaki HMK m.104 uzaması da 7 Eylül'dür; 7 Eylül mü 8 Eylül mü tartışması için ihtiyatlı bir yaklaşımla önemli bir dosyada bir sonraki iş gününü değil, daha erken olan tarihi esas almak gerekir.

İYUK m.61/1, yargı çevresine dahil olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve sadece bir idare veya bir vergi mahkemesi bulunan yerlerdeki idari yargı mercilerinin çalışmaya ara vermeden yararlanamayacağını da belirtir. Bu yerlerde mahkemeler tatil dönemi boyunca görevine devam eder. Bu gibi mahkemelerde açılacak davalar bakımından m.8/3'ün uzamasının uygulanıp uygulanmayacağı kanun metninden açıkça anlaşılmaz; ihtiyatlı davranıp uzamaya güvenmemek ve süreyi tatil öncesinde bitirmek doğru olur.

Örnekler: tatilde biten süreler

İdare mahkemesi (60 gün): İşlem 25 Haziran 2027 Cuma günü tebliğ edilmiştir. Süre 26 Haziran'dan başlar; 60. gün 24 Ağustos 2027 Salı gününe denk gelir ve bu tarih çalışmaya ara verme dönemindedir (20 Temmuz–31 Ağustos). İYUK m.8/3 uyarınca süre, ara vermenin sona erdiği günü (31 Ağustos) izleyen tarihten (1 Eylül) itibaren yedi gün uzamış sayılır ve 7 Eylül 2027 Salı günü biter.

Vergi mahkemesi (30 gün): Vergi tahakkuku 28 Temmuz 2027 Çarşamba günü tebliğ edilmiştir. Süre 29 Temmuz'dan başlar; 30. gün 27 Ağustos 2027 Cuma gününe denk gelir ve tatildedir. Süre yine 7 Eylül 2027 Salı günü sona erer.

Uzama olmayan örnek: İşlem 10 Haziran 2027 Perşembe günü tebliğ edilmiş ve 30 günlük vergi süresi 10 Temmuz 2027 Cumartesi günü dolmaktadır. Bu tarih tatil öncesidir; süre hafta sonu olduğu için izleyen çalışma günü olan 12 Temmuz 2027 Pazartesi gününün bitimine kadar uzar. Adli tatil uzaması işlemez.

Çalışmaya ara verme döneminde tebliğ edilen işlemlerde süre tatilden değil, tebliğden itibaren işler; yalnızca bitiş tatile rastlarsa yedi günlük uzama işler. Tatil takvimini 2027 tatil takvimi sayfasında bulabilirsiniz.

8. Yürütmenin durdurulması ve itiraz süresi (İYUK m.27)

Danıştay'da veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz (İYUK m.27/1). Mahkemeler, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir (İYUK m.27/2). Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir (m.27/3).

Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur (m.27/4); bu, vergi davalarında ayrı bir yürütmeyi durdurma talebini çoğu zaman gereksiz kılar.

Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz merci, Danıştay dava dairelerinin kararları için İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları, bölge idare mahkemesi kararları için en yakın bölge idare mahkemesi, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim kararları için bölge idare mahkemesidir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir (İYUK m.27/7). Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir (m.27/6). Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır (m.27/9). Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz (m.27/10). İvedi yargılama usulünde ise yürütmenin durdurulması talebine ilişkin kararlara itiraz edilemez (m.20/A/2-e).

Örnek: Yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararı 9 Nisan 2027 Cuma günü davacıya tebliğ edilmiştir. İtiraz süresi tebliği izleyen günden, yani 10 Nisan'dan başlar ve yedi gün sonra, 16 Nisan 2027 Cuma günü sona erer. İtiraz bir defaya mahsustur; yanlış merciye yapılan veya süre aşımıyla reddedilen itirazın telafisi zor olur.

9. İstinaf ve temyiz süreleri (İYUK m.45–46)

İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir (İYUK m.45/1). Konusu belirli bir parasal sınırı geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararlar kesindir ve bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz; 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunla belirlenen bu parasal sınır, her yıl yeniden değerleme oranında artırılır (İYUK Ek madde 1) ve istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir (m.45/2). Güncel parasal sınırı her yıl Ocak ayında yayımlanan yeniden değerleme oranıyla kontrol edin; bu sayfada sabit rakam verilmemiştir. 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla İYUK m.45 ve m.46'da değişiklik yapılmış (yürürlük: 31/7/2026) ve bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesine ilişkin hükümler yeniden düzenlenmiştir.

Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir (İYUK m.46/1). Bu davalar arasında düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları, belirli parasal sınırı aşan vergi ve tam yargı davaları, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemler, imar planları ve parselasyon işlemleri ve benzerleri vardır. Ayrıca 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunla eklenen hüküm uyarınca, bölge idare mahkemesinin İYUK m.48/7 uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir (m.45/2 son cümle).

Temyiz istemi Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçeyle yapılır ve dilekçeler kararı veren bölge idare mahkemesine veya Danıştay'a verilir; karşı taraf tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verebilir ve cevap veren, kararı süresinde temyiz etmemiş olsa bile düzenleyeceği dilekçesinde temyiz isteminde bulunabilir (m.48). İvedi yargılama usulünde nihai kararlara karşı temyiz süresi on beş gündür. Dava dilekçesine karşı savunma süresi ise tebliğ tarihinden itibaren otuz gündür ve haklı sebeplerin bulunması hâlinde taraflardan birinin isteği üzerine bir defaya mahsus olmak üzere ve otuz günü geçmemek üzere uzatılabilir; sürenin geçmesinden sonra yapılan uzatma talepleri kabul edilmez (m.16/3). Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler (m.16/4). İstinaf ve temyiz süreleri için ayrıntı: istinaf süresi ve temyiz süresi.

10. Yanlış yargı yerine dava açılırsa (İYUK m.9, m.15)

Çözümlenmesi Danıştay'ın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği hâlde adli yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi hâlinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir (İYUK m.9/1). Görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra bu otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamışsa bu süre içinde idari dava açılabilir (m.9/2). Bu kural, adli yargıda açılıp görevsizlikle reddedilen davalar bakımından sürenin korunmasını sağlar; ancak dava açıldığı tarihte adli yargı yerine başvuru yapılmış olması gerekir.

İdari yargı içinde ise görev veya yetki bakımından yanlış mahkemeye açılan dava, ilk inceleme sonunda görev veya yetki yönünden reddedilir ve dava dosyası görevli veya yetkili mahkemeye gönderilir (m.15/1-a). Dava dilekçesinin 3. ve 5. maddelere uygun olmaması hâlinde ise otuz gün içinde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçenin reddine karar verilir (m.15/1-d). İlk incelemede süre aşımı da incelenir (m.14/3-e); dava süresinde açılmamışsa dava süreden reddedilir. Bu nedenle ilk gönderimde dilekçenin eksiksiz ve doğru mahkemeye hitaben hazırlanması önemlidir.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
"Tüm idari davalarda süre 60 gün"Vergi mahkemesinde 30 gün, ivedi usulde 30 gün; özel kanunlarda ayrı süre olabilir (İYUK m.7, m.20/A).
"Zımni ret için idarenin 60 günü var"7331 sayılı Kanundan sonra 30 gündür; yalnızca 14/7/2021 öncesi başvurularda 60 gün uygulanır (İYUK m.10, Geçici m.10).
"Kesin olmayan cevabı en fazla altı ay beklerim"Bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez (İYUK m.10/2).
"Üst makama başvuru süreyi sıfırlar"Süreyi durdurur; ret sonrası kalan süre işler ve başvuruya kadar geçen süre hesaba katılır (İYUK m.11).
"İvedi usulde de üst makama başvurabilirim"İvedi yargılamada m.11 hükümleri uygulanmaz (İYUK m.20/A/2-b).
"Süre tebliğ günü başlar"Tebliği izleyen günden başlar (İYUK m.7/2, m.8/1); e-tebligatta önce beşinci gün hesaplanır.
"Adli tatil yedi gün uzatır"Yalnızca sürenin bitişi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa ve ara vermenin bittiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün (İYUK m.8/3).
"Düzenleyici işlemin süresi kaçtı, hiç dava açılamaz"Uygulama işlemi aleyhine dava açılarak düzenleyici işlem de dava edilebilir (İYUK m.7/4).
"Yürütmeyi durdurma kararına itiraz 15 gün"Tebliği izleyen günden itibaren 7 gündür ve bir defaya mahsustur (İYUK m.27/7).
"Adli yargıya açıp görevsizlik çıkarsa süre biter"Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 30 gün içinde idari dava açılabilir (İYUK m.9).

Dava açmadan önce kontrol listesi

  1. İşlemin tebliğ veya ilan tarihini ve türünü (fiziki mi, e-tebligat mı, ilan mı) belirleyin; e-tebligatta beşinci günü hesaplayın.
  2. Hangi mahkemenin yetkili olduğunu ve genel süreyi belirleyin: 60 gün mü (idare mahkemesi), 30 gün mü (vergi mahkemesi), ivedi usul mü?
  3. Özel kanunlarda ayrı bir süre veya ön başvuru şartı olup olmadığına bakın.
  4. Sürenin başlangıcını tebliği izleyen gün olarak alın; son günü hafta sonu ve resmî tatil kuralıyla birlikte hesaplayın.
  5. Sürenin bitişi 20 Temmuz–31 Ağustos arasına denk geliyorsa çalışmaya ara verme uzamasını (7 Eylül) ayrıca hesaplayın; tek mahkemeli yerlerde uzamaya güvenmeyin.
  6. Üst makama başvuru yapılacaksa başvuru gününü ve kalan süreyi not edin; ivedi usulde başvurunun süreyi durdurmadığını unutmayın.
  7. İdareye yapılan başvuruda 30 günlük zımni ret tarihini ve kesin olmayan cevap hâlinde dört aylık sınırı takvime işleyin.
  8. Harç ve posta ücretini eksiksiz yatırın; eksik harç dava açılmamış sayılmasına yol açabilir (İYUK m.6/4).
  9. Dilekçeyi son günden en az bir iş günü önce gönderin ve kayıt tarih ve sayısını gösteren belgeyi saklayın.
  10. Karar tebliğ edildiğinde istinaf (30 gün) ve yürütmenin durdurulması itirazı (7 gün) sürelerini hemen işleyin.

İdari yargı sürelerini takip etmenin pratik yolları

İdari davalarda süre kısadır ve başlangıç tarihi çoğu zaman idarenin tebliğ düzenine bağlıdır. Vergi mahkemesinde 30 günlük süre, e-tebligatın beşinci gün kuralıyla birleştiğinde, işlemin elinize geçtiği günden itibaren çok az bir pay bırakabilir. Ayrıca idarenin cevap vermemesi hâlinde 30 günün bittiği tarih (zımni ret) ayrı bir sayaç başlatır; üst makama başvuru yapıldığında ise süre durur ve ret sonrası bakiye süre yeniden işler. Bu dört sayacı (tebliğ, zımni ret, başvuru, ret sonrası bakiye) elle takip etmek hataya açıktır.

Saygılı Yarlıg'ın Chrome eklentisi, avukatın kendi e-imzasıyla açtığı UYAP Avukat Portalı ve e-Tebligat oturumunda dosyaları, evrakları, safahatı ve tebligatları okuyup doğru dosyaya bağlar; e-Tebligat'ın ulaştığı tarihten tebliğ tarihini ve süreyi hesaplar, öneriyi avukat onayladığında dosyanın Süreler sekmesine ve takvime işler, yaklaştıkça hatırlatır. HMK, CMK, İYUK ve İİK süreleri hafta sonu, resmî tatil, arife ve adli tatil kurallarıyla hesaplanır ve hesabın her adımı gösterilir. Eklenti yalnızca okur; UYAP'a veya e-Tebligat'a bir şey yazmaz, süre önerisi kendiliğinden kesinleşmez ve son kontrol avukattadır. Hesap açmadan süre hesaplama aracını kullanabilir, e-tebligat ayrıntıları için e-Tebligat takibi sayfasına, aktarım için UYAP dava takip programı sayfasına bakabilirsiniz. Diğer süre rehberleri: cevap dilekçesi süresi, icra takibinde süreler ve UYAP evrak takibi. İdari yargı kararlarında araştırma için Yarlıg AI kullanılabilir; paketler ve fiyatlar için fiyat bölümüne bakın. İlk 14 gün ücretsiz deneme sunulur.

Kısa özet: hangi durumda hangi süre?

Bu sayfadaki süre hesapları ve açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır. Kanun hükümleri, özel kanunlardaki farklı düzenlemeler, tebliğ veya ilan işleminin niteliği ve yargı içtihatları sonucu değiştirebilir; önemli bir süre bakımından hesabın ve dayanağın son kontrolü dosyayı yürüten avukata aittir.

Sıkça sorulan sorular

İdari dava açma süresi kaç gündür?

Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür (İYUK m.7). Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. İvedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda (ihale, acele kamulaştırma, ÇED gibi) dava açma süresi 30 gündür (İYUK m.20/A). Son gün tatile denk gelirse süre izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.

Zımni ret nedir ve süresi kaç gündür?

İdareye yapılan başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır (İYUK m.10). Bu süre 7331 sayılı Kanunla 60 günden 30 güne indirilmiştir; yürürlük tarihi olan 14 Temmuz 2021'den önce yapılan başvurularda eski 60 günlük süre uygulanır. Otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi işler. İdarenin verdiği kesin olmayan cevap, bekleme süresini başvurudan itibaren dört ayla sınırlar.

İdare 'inceleniyor' gibi kesin olmayan bir cevap verirse ne olur?

İlgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Beklerse dava açma süresi işlemez; ancak bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez (İYUK m.10/2). Önceki düzenlemedeki altı ay 7331 sayılı Kanunla dört aya indirilmiştir. Dört ay dolduğunda süre işlemeye başlamış sayılır, bu yüzden bekleme tarihini takvime yazmak gerekir.

Üst makama başvuru dava açma süresini uzatır mı?

Süreyi durdurur, sıfırlamaz. İdari dava açma süresi içinde işlemin kaldırılması veya değiştirilmesi için üst makama başvurulursa, işlemeye başlamış olan süre durur (İYUK m.11/1). İstek reddedilir veya otuz gün içinde cevap verilmeyip reddedilmiş sayılırsa süre yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. İvedi yargılama usulünde m.11 hükümleri uygulanmaz.

Dava açma süresi tebliğ gününden mi, ertesi günden mi başlar?

Tebliği izleyen günden başlar (İYUK m.7/2 ve m.8/1). Tebliğ Salı günü yapıldıysa Çarşamba sürenin birinci günüdür. Örneğin 3 Kasım 2026 Salı günü fiziken tebliğ edilen işlemde 60. gün 2 Ocak 2027 Cumartesi'ye denk gelir ve süre 4 Ocak 2027 Pazartesi günü sona erer. e-Tebligatta önce tebliğ tarihi hesaplanır, yani ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonu esas alınır.

Adli tatil idari yargıda süreleri uzatır mı?

İdari yargıda adli tatile karşılık gelen dönem 'çalışmaya ara verme' olarak adlandırılır (20 Temmuz–31 Ağustos, İYUK m.61). Kanunda yazılı sürelerin bitmesi bu döneme rastlarsa süre, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır (İYUK m.8/3); sonuç 7 Eylül'dür. Uzama yalnızca bitişin tatile rastlaması hâlinde işler. Tek mahkemeli yerlerde mahkemeler ara vermediğinden uzamaya güvenmemek gerekir.

İlanla yapılan bildirimlerde dava süresi ne zaman başlar?

Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hâllerde, özel kanunda aksine hüküm yoksa süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar (İYUK m.7/3). Düzenleyici işlemlerde ise ilan tarihini izleyen günden başlar (m.7/4). İlan tarihini ve özel kanundaki ilan şeklini mutlaka kontrol edin.

Düzenleyici işlemin dava süresi geçmişse hiç dava açılamaz mı?

Açılabilir. Düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilir; düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz (İYUK m.7/4). Yani uygulama işlemi öğrenildiğinde yeni bir dava süresi işler ve bu davada düzenleyici işlemin hukuka aykırılığı da ileri sürülebilir.

Tam yargı davasında süre ve ön şart nedir?

İdari eylemlerden zarar görenler dava açmadan önce eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurmalıdır. Ret veya otuz gün içinde cevap verilmemesi hâlinde dava süresi işler (İYUK m.13). İdari işlem yüzünden doğan zararlarda iptal davası sonuçlandıktan sonra tam yargı davası, kararın tebliğinden itibaren dava süresi içinde açılabilir (m.12).

İvedi yargılama usulünde süreler nasıl işler?

İhale işlemleri, acele kamulaştırma, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, Turizmi Teşvik Kanunu işlemleri, ÇED kararları ve 6306 sayılı Kanun kapsamındaki Cumhurbaşkanı kararlarında ivedi usul uygulanır. Dava açma süresi 30 gündür, üst makama başvuru (m.11) uygulanmaz, savunma süresi 15 gündür ve nihai kararlara karşı temyiz süresi 15 gündür. Yürütmenin durdurulması kararlarına itiraz edilemez (İYUK m.20/A).

Yürütmenin durdurulması kararına itiraz süresi nedir?

Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gündür ve bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir (İYUK m.27/7). İtiraz mercii yedi gün içinde karar vermek zorundadır ve kararlar kesindir. Vergi mahkemelerinde dava açılması tahsil işlemlerini zaten durdurduğundan bu itiraz daha çok idare mahkemesi uyuşmazlıklarında gündeme gelir. İvedi usulde itiraz yoluna gidilemez.

İdare veya vergi mahkemesi kararına istinaf süresi kaç gündür?

Kararın tebliğinden itibaren otuz gündür (İYUK m.45). Belirli parasal sınırı geçmeyen vergi, tam yargı ve iptal davalarına ilişkin kararlar kesindir; bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki sınır esas alınır. 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla m.45 ve m.46'da değişiklik yapıldığından, istinaf ve temyiz kabiliyeti için güncel metni kontrol edin.

Yanlışlıkla adli yargıda dava açtım, süre geçmiş olur mu?

Görev nedeniyle reddedilen davalarda, kararın kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli idari mahkemede dava açılabilir ve görevsiz yargı merciine başvuru tarihi, idari yargıya başvuru tarihi sayılır (İYUK m.9). Üstelik otuz gün geçse bile idari dava açma süresi henüz dolmamışsa bu süre içinde idari dava açılabilir. Ancak ilk başvurunun süresinde yapılmış olması önemlidir.

Dava dilekçesini son güne bırakmak sorun olur mu?

Dava, dilekçenin kaydının yapıldığı tarihte açılmış sayılır (İYUK m.6). Harç veya posta ücreti eksikse otuz gün içinde tamamlanması için tebligat yapılır; tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır ve süre bitmişse yeniden açılamaz. Dilekçenin eksiksiz olması, doğru mahkemeye hitaben hazırlanması ve harçların yatırılması gerekir. Son güne bırakmak sistem arızası riski taşır; mümkünse bir iş günü önce gönderin.

Kaynaklar