Yabancı Para Alacağında Takip Talebinde Türk Lirası Karşılığı ve Kur Tarihi Zorunluluğu
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 27.04.2026 tarihli 2025/9154 E., 2026/2814 K. sayılı kararında, ilamda aynen iadesi öngörülen EURO ve dolar alacakları için takip talebinde Türk lirası karşılığının ve esas alınan kur tarihinin gösterilmesi gerektiğini belirtti. Daire, bu noksanlık nedeniyle derece mahkemesi kararlarını bozdu ve dosyayı ilk derece mahkemesine gönderdi. Karar, aynen ödeme talebi ile takip talebindeki bilgi yükümlülüğü arasındaki ilişkiyi yeniden gündeme getiriyor.
Ne değişti?
Yargıtay, ilamlı takipte yabancı para alacağı için takip talebinde TL karşılığı ve kur tarihi gösterilmemesini bozma nedeni saydı ve derece mahkemesi kararlarını bozdu.
Neden önemli?
Yabancı para içeren ilamlı takiplerde aynen ödeme talebinin TL karşılığı gösterme yükümlülüğünü kaldırmadığı ortaya konuldu. Dosyanın ilk derece mahkemesinde yeniden değerlendirileceği ve sonucun henüz kesinleşmediği bilinmelidir.
Yargıtay bozma kararı ve dosyanın dönüşü
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 27.04.2026 tarihinde oybirliğiyle verdiği 2025/9154 E., 2026/2814 K. sayılı kararla borçlunun temyiz başvurusunu sonuçlandırdı. Daire, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 09.10.2025 tarihli, 2024/2394 E., 2025/1851 K. sayılı kararını kaldırdı; Yalova İcra Hukuk Mahkemesinin 18.09.2024 tarihli, 2024/499 E., 2024/646 K. sayılı kararını ise bozdu.
Bozmanın dayanağı, EURO ve dolar alacakları yönünden takibin kısmen iptal edilmesi gerektiği tespiti. Yargıtay'a göre ilk derece mahkemesinin şikâyeti tümüyle reddetmesi isabetli değildi. Daire bu nedenle dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetti; sair temyiz itirazları bozma nedenine göre incelenmedi.
Bu gelişmeyle dosya yeniden icra hukuk mahkemesinin önüne dönüyor. Yargıtay'ın gerekçesi, yabancı para kalemlerinde takibin hangi unsurlarının iptal kapsamına gireceğini belirlemiş durumda. Yeni kararın içeriği ve bu karara karşı başvuru yollarının nasıl işleyeceği ise henüz belli değil.
Dayanak ilam ve takibin yapısı
Uyuşmazlığın kökü, İstanbul 7. Tüketici Mahkemesinin 20.02.2024 tarihli, 2021/484 E., 2024/88 K. sayılı ilamına dayanan ilamlı icra takibinde yatıyor. Bu ilamla 2.633,15 EURO, 24.179,00 ABD doları, 74 yarım ve 98 tam Cumhuriyet altınının davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine hükmedilmişti.
Alacaklı bu ilama dayanarak iki ayrı icra emri düzenlettirdi. Vekâlet ücreti ile yargılama giderinin tahsili için örnek 4-5 icra emri, EURO, dolar ve altınların aynen iadesi için örnek 2 icra emri verildi. Ödeme emri borçlu vekiline 08.07.2024 tarihinde tebliğ edildi.
İlam aynen iade hükmü içeriyor; takip ise aynı tutarları yabancı para olarak icra emrine taşıyordu. Yargıtay'ın incelemesi, bu yapının İİK'nın yabancı para alacaklarına ilişkin şekil kurallarıyla nasıl ilişkilendiği üzerinde yoğunlaştı. Altın kalemleri de ilamda ve icra emrinde yer alıyor, ancak bozma gerekçesindeki ağırlık EURO ve dolar kalemlerinde.
Şikâyetin reddi ve Yargıtay'ın değerlendirmesi
Borçlu, icra mahkemesine yaptığı başvuruda iki itiraz öne sürdü. Birincisi, taşınır olmayan EURO ve dolarların örnek 2 icra emrine konu edilemeyeceğiydi. İkincisi, yabancı paranın İİK m. 58/3 hükmüne aykırı olarak Türk lirası karşılığının icra emrinde gösterilmediğiydi. Bu iki itirazla borçlu, EURO ve dolar bakımından takibin kısmen iptalini istedi.
İlk derece mahkemesi şikâyeti reddetti. Borçlunun istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedildi. Yargıtay bu sonucu isabetsiz buldu; gerekçesinde yabancı para alacağının takip tarihindeki Türk lirası karşılığı ile esas alınan kur tarihinin takip talebinde ve icra emrinde gösterilmemiş olmasına dayandı.
Yargıtay, ilamdaki aynen iade ifadesine rağmen takibin bu noksanlığı taşıdığını, bu nedenle EURO ve dolar alacakları yönünden kısmen iptal kararı gerektiğini belirtti. Buna göre asıl mesele, takibin ilamla uyumlu olup olmadığından çok, icra talebinin yabancı para için zorunlu bilgileri taşıyıp taşımadığıdır.
Hukuki dayanak: TBK m. 99 ve İİK m. 58/3
Yargıtay, yabancı para borçlarının ödenmesine ilişkin olarak TBK m. 99'u anıyor. Bu hükme göre ülke parası dışında bir para birimiyle belirlenmiş borçta sözleşmede aynen ödeme ifadesi yoksa alacaklı, aynen ya da vade veya fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla ödeme isteyebilir.
İİK m. 58/3 ise alacak yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin takip talebinde belirtilmesini öngörüyor. Karar, bu kayıtların ödeme emrinde de yer almasını gerektiren İİK m. 60 bağlantısını hatırlatıyor. Alacaklı fiili ödeme günündeki kuru talep ediyorsa bu tercihini de takip talebinde açıkça belirtmelidir.
Yargıtay, YHGK'nın 07.04.1993 tarihli 13-41/145 sayılı ilamına atıf yaparak, yabancı paranın aynen ödenmesi talebinin fiili ödeme günündeki rayice göre TL ile ödenmesi talebi anlamına geldiğini hatırlatıyor. Bu yorum ödeme yöntemine ilişkindir; Yargıtay'a göre takip talebinde kur ve TL karşılığı bilgisini göstermeme sonucunu doğurmaz.
Noksanlığın neden ayrı bir sorun olarak görüldüğü Analiz
Kararın merkezindeki ayrım, ödemenin hangi değer üzerinden istendiği ile takip talebinde neyin gösterileceği arasındaki farka dayanıyor. Aynen ödeme talebi, YHGK içtihadına göre fiili ödeme günündeki kura göre TL ödeme isteğine dönüşebilir. Ancak bu dönüşüm, takip talebinin kendi içinde taşıması gereken bilgiyi ortadan kaldırmıyor. Burada iki ayrı işlev var: biri borcun ödeme şeklini, diğeri icra talebinin içeriğini belirliyor.
Yargıtay'ın bu noksanlığı kamu düzeni ile ilgili saymasının da önemli bir nedeni var. Karara göre eksiklik takibin her safhasında re'sen dikkate alınmalı; borçlunun itiraz etmesi gerekmez. Karar bu niteliğin gerekçesini kısa bir atıfla bırakıyor. Yine de bu yaklaşım, icra emrinin içeriğinin belirliliği ve ödeme yükümlülüğünün öngörülebilirliği ile ilişkili bir yorum olarak okunabilir.
Üçüncü neden takip tarihindeki kur meselesi. Yargıtay, EURO ve dolar para birimlerinin takip tarihinde yürürlükte olduğunu ve harca esas değer üzerinden TL karşılığının gösterilmesi gerektiğini belirtti. Böylece takip tarihindeki değer ile fiili ödeme tarihindeki değer arasındaki ayrım takip talebinde görünür hale geliyor. İki tarih arasındaki kur farkının hangi tarafa yansıyacağı, bu nedenle baştan belirlenebilir olmalı.
Bozmanın olası sonuçları Analiz
İlk olarak dosya ilk derece mahkemesine dönüyor. HMK m. 373/1 uyarınca bozma sonrasında dosya kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir; HMK m. Dolayısıyla yeni kararın, Yargıtay'ın EURO ve dolar kalemlerine ilişkin tespitine uygun biçimde verilmesi beklenir; bu bir olasılık olarak okunmalıdır.
İkinci olarak alacaklı tarafında olası bir etki var. Gerekçe, yabancı para alacağının TL karşılığı ve kur tarihinin takip talebinde gösterilmesi gerektiğini ortaya koyduğu için alacaklının bu bilgiyi bildirmeye yönelmesi ihtimal dahilinde. Ancak bu adımın atılıp atılmayacağı ve hangi tarihli kurun esas alınacağı henüz belli değil.
Üçüncü olarak, bu yöndeki gelişme yabancı para içeren ilamlı takiplerde takip talebi içeriğinin daha sıkı denetlenmesi ihtimalini gündeme getiriyor. Yine de tek bir dairenin verdiği bu sonucun genel bağlayıcılığı veya uygulamada yaygınlaşacağı konusunda kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.
Alacaklı ve borçlu yorumlarının sınırları Analiz
Alacaklının olası savunması, ilamdaki aynen iade ifadesi ile YHGK yorumunun birlikte okunmasına dayanabilir. Buna göre alacaklı, fiili ödeme günündeki kura göre ödeme istediği için takip talebinde ayrıca TL karşılığı göstermesinin gerekmediğini ileri sürebilir. Yargıtay bu argümanı, aynen ödeme talebinin TL karşılığı gösterme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirterek karşılamıştır. Bu nedenle ödeme yönteminin ayrı bir kurala tabi olduğu yönündeki yorum, bu karar çerçevesinde sınırlı kalmaktadır.
Borçlunun itirazının kapsamı da bir sınır oluşturuyor. Borçlu, taşınır olmayan EURO ve dolarların örnek 2 icra emrine konu edilemeyeceğini de ileri sürmüştü. Yargıtay'ın gerekçesinde ağırlık TL karşılığı ve kur tarihi eksikliğinde; taşınır olmama iddiasının ayrıca değerlendirilip değerlendirilmediği açık değil. Bu nedenle borçlunun tüm itirazlarının kabul gördüğü söylenemez; sonuç, saptanan noksanlıkla sınırlı okunmalıdır.
Açık kalan noktalar Açık soru
Altın kalemleri belirsizliğini koruyor. Alacaklı, ilamdaki 74 yarım ve 98 tam Cumhuriyet altınının aynen iadesi için de örnek 2 icra emrini düzenlettirdi. Yargıtay'ın bozma gerekçesi EURO ve dolar yönünden kısmen iptal ifadesini kullanıyor; altın kalemlerinin aynı mantıkla değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ortaya konmuş değil.
Bozma sonrasında ilk derece mahkemesinin vereceği yeni kararın içeriği, bu kararın hangi tarihte kesinleşeceği ve karar düzeltme ya da başka bir yolun gündeme gelip gelmeyeceği bilinmiyor. Dosyanın dönüşü yeniden yargılamanın sonucunu açık bırakıyor.
Takibin yürütülme durumu, borçlu tarafından yapılacak ödemeler ve alacaklının yeni bir talep sunup sunmayacağı da şu an için belirsiz. Bu noktalar, Yargıtay'ın saptadığı noksanlığın pratik sonucunu belirleyecek unsurlardır.
Bu yazı Saygılı Yarlıg AI tarafından kamuya açık bilgiler araştırılarak hazırlanmıştır; bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş değildir.
Bu konuda Yargıtay kararları
Yazı yayımlanırken külliyattan seçilmiş kararlar; metne gitmek için tıklayın.
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/4383 E. 2023/2717 K. 09.05.2023
Maddesi İle Görevli-kapatılan) 2012/656 soruşturma dosyası ile ilgili olarak 22.10.2013 «tarihli» Apa giz Plaza önündeki fiziki «takip» tutanağında; 11.10.2013 «tarihli» Cengiz Holdingdeki fiziki «takip» tutanağında; 31.07.2012 «tarihli»…Sancaktepe Belediyesindeki fiziki «takip» tutanağında; 03.06.2012 «tarihli» Ak…
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/4197 E. 2023/2716 K. 09.05.2023
Maddesi İle Görevli-kapatılan) 2012/656 soruşturma dosyası ile ilgili olarak 12.07.2012 «tarihli» İBB’deki fiziki «takip» tutanağında 11.06.2012 «tarihli» İSEGEV binasındaki fiziki «takip» tutanağında; 25.05.2012 «tarihli» KİPTAŞ Genel…Müdürlüğündeki fiziki «takip»; 21.04.2012 «tarihli» KİPTAŞ Genel Müdürlüğündeki…
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/617 E. 2025/1082 K. 24.02.2025
rihi veya fiili ödeme «tarihi»" «takibi» başlatan avukat tarafından girilmekte olduğu, avukatlar tarafından girilen veriler doğrultusunda İcra İflas Kanunun 58. maddesinde «takip» «talebinde» bulunması gerekli unsurlar gereği «takip»…«talebi» oluşturularak avukatın onayına sunulmakta ve veri girişi sonrasında…
Kendi olayınız için yapay zekâ ile içtihat arayın.