9 Kasım 2026, Pazartesi
Yarlıg AI'ı deneyin
Son dakika
Yargı

Boşanmada kusur belirlemesi ve tazminat: Yargıtay eşit kusur kabulünü bozdu

Hukuk Dairesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davasında kusur belirlemesini ve kadının reddedilen tazminat taleplerini bozdu; kararın bozma kapsamı dışındaki bölümlerini onadı. Karara göre erkeğin kesinleşen kusurları ağır kusur oluşturuyor, kadına yüklenen fiziksel şiddet ise sonraki birlikteliğe bakılarak affedilmiş ya da hoşgörüyle karşılanmış sayıldığından kadının kusuru olarak değerlendirilemezdi. Dosya yeniden hüküm kurulması için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderildi.

Ne değişti?

Hukuk Dairesi 14.04.2026 tarihli kararıyla eşit kusur tespitini ve kadının tazminat taleplerinin reddini bozdu; dosya Bölge Adliye Mahkemesine geri gönderildi.

Neden önemli?

Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olayların kusur değerlendirmesinde dikkate alınmaması ile kusur ölçüsünün tazminat hakkına bağlanması, benzer boşanma dosyalarında kusur tespitinin sonucunu etkileyebilecek bir ölçüt sunuyor.

Yargıtay'ın bozma ve onama kararı

Hukuk Dairesi, 14 Nisan 2026 tarihli kararıyla (2025/7615 E., 2026/4127 K.) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin kararını kısmen bozdu. Bozma; hükmün kusur belirlemesine ve kadının reddedilen maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin bölümünü kapsıyor. Bozma kapsamı dışında kalan bölümler, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca onandı. Karar oybirliğiyle verildi ve dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderildi. Temyizi davalı-karşı davacı kadının vekili duruşmalı olarak yapmıştı; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat ile nafaka talepleri temyiz konusu edilmişti. Yargıtay bu talepler arasında yalnızca kusur belirlemesi ile tazminat reddini bozma kapsamına aldı.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması: norm çerçevesi

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmada TMK 166/1 uyarınca iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması ve ortak hayatın çekilmez hâle gelmiş bulunması. Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2-2838 K. sayılı kararında bu çerçeve, olayın özellikleri, eşlerin sosyal, ekonomik ve kültürel durumları ile çocuklarla ilişkileri birlikte değerlendirilerek belirlenen bir takdir alanı olarak tarif edilmiştir. Aynı kararda, Yargıtay'ın tam kusurlu eşin tek taraflı irade ile boşanma davası açamayacağını yorumladığı ve bu yorumun kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceği ilkesiyle bağlandığı belirtilmiştir. Bu çerçeve, kusur ölçüsünün yalnızca boşanma sebebini değil, mali sonuçları da belirlediğini gösteriyor.

İlk derece ve istinaf aşamasındaki hüküm

İlk derece mahkemesi, tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki boşanma davasını kabul etti. Hükümde velayet babaya verildi, çocuklar lehine her biri için 10.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına karar verildi. Tarafların maddi ve manevi tazminat talepleri ile kadının tedbir ve yoksulluk nafakası talepleri reddedildi. Kadının istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, ortak çocuklar lehine hükmedilen tedbir ve iştirak nafakasının miktarını düzeltti ve hükmü bu yönden yeniden kurdu; diğer istinaf başvurusunu esastan reddetti. Dolayısıyla eşit kusur tespiti, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında da esas alınan kusur değerlendirmesi olarak Yargıtay'ın önüne geldi.

Kesinleşen kusurlar ve kadının iddiası

Yargıtay'ın tespitine göre erkeğin, temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurları bulunuyor: eşine sözlü ve fiziksel şiddet uygulaması ile kök ailesinin evliliğe müdahalesine izin vermesi. Karşılık olarak kadının erkeğin kök ailesiyle görüşmediği ve erkeğin bu görüşmeye müdahale ettiği de sabit bulunmuştur. Buna karşın kadının sözlü şiddeti ispatlanmamıştır. Fiziksel şiddet olayından sonra evliliğin bir süre devam etmesi, bu eylemin affedildiğinin veya en azından hoşgörüyle karşılandığının kabulüne dayanak yapılmıştır. Bu nedenle şiddet vakıası kadına kusur olarak yüklenemezdi. Yargıtay, bu değerlendirmenin sonucunda erkeğin ağır kusurlu olduğunu, tarafların eşit kusurlu kabulünün ise yanılgılı olduğunu belirtti.

Kusur ölçüsünün tazminat hakkına bağlanması Analiz

Kararın ilk nedeni, kusur ayrımının tazminat hakkını doğrudan belirlemesidir. Yargıtay, erkeğin kesinleşen kusurlarını ağır bulunca kadının bu kapsamda değerlendirilebileceği sonucuna vardı. İkinci neden, affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olayların kusur değerlendirmesinden çıkarılmasıdır. Fiziksel şiddetten sonra evliliğin sürmesi, bu olayın kadın aleyhine yeniden kusur olarak kullanılmasını engelliyor. Üçüncü neden ise değerlendirme hatasıdır: Yargıtay, eşit kusur kabulünü salt bir hukuki sonuç olarak değil, delillerin ve olguların yanlış tartılmasının ürünü olarak nitelendirdi. Bu nedenle bozma, eksik bir delil ihtiyacından değil, aynı olgular üzerinden yapılan nitelendirmenin düzeltilmesinden kaynaklanıyor.

Tazminat ve yeniden hüküm Analiz

Yargıtay'a göre kadın, evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu değildir. Erkeğin kusurlu eylemleri kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmiş, boşanma sonucunda kadın en azından eşinin maddi desteğini yitirmiştir. Yeniden hükmü kuracak Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu, fiilin ağırlığını ve hakkaniyet ölçütlerini dikkate almak zorundadır. Olası sonuç, kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi, erkek açısından da bu yükümlülüğün doğması yönündedir. Ancak tazminat miktarı kararda belirlenmediğinden bu etki yalnızca koşullu olarak ifade edilebilir. Bozma kapsamı dışında kalan nafaka kararlarının ayrı bir değerlendirme gerektirmediği anlaşılıyor, fakat bu konuda kesin bir hüküm kurulmuş değildir.

Karşı görüşler ve olası sınırlar Analiz

İlk derece mahkemesinin eşit kusur görüşü, iki tarafın da birbirine karşı davranışlarının bulunduğu gerekçesine dayanıyordu. Yargıtay, kadının kök aile ile görüşmemesini ve erkeğin buna müdahalesini sabit bulmakla birlikte bu olguların kadının aleyhine ağır bir kusur oluşturup oluşturmadığını bozma gerekçesinde ayrıca tartışmadı. Sonuçta erkeğin ağır kusuru öne çıkarıldı. Bu tercih, karşılıklı davranışların her zaman eşit kusur sonucu doğurmayacağını gösteriyor, ancak gerekçede kadının olası kusuru için ayrı bir ölçü ortaya konmadı.

Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2-2838 K. sayılı kararına göre affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar kusur belirlemesinde dikkate alınamaz. Bu ilke, bu dosyada şiddet olayının kadına yüklenmemesiyle uyumludur. Yine de Hukuk Genel Kurulu kararı farklı bir uyuşmazlığa ilişkindir ve olguları doğrudan bu dosyaya taşınamaz. Yeniden değerlendirmede delil durumunun farklı tespit edilmesi ihtimali, Yargıtay kararında kapatılmamış bir sınır olarak kalıyor.

Açık sorular ve usul sınırları Açık soru

Açık kalan ilk soru, Bölge Adliye Mahkemesinin kuracağı yeni hükümde tazminat miktarlarının ne olacağıdır; kararda bir miktar belirlenmemiştir. İkinci soru, kusur oranının sayısal olarak ifade edilip edilmeyeceğidir; Yargıtay erkeğin kusurunu ağır olarak nitelendirmiştir. Üçüncü soru, yeni hükmün kesinleşme durumudur: bozma sonrası dosya yeniden yargılamaya geri dönmüştür ve bu aşamada sonuç henüz kesinleşmemiştir. Dördüncü soru, Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2-2838 K. sayılı kararındaki ilkenin bu olaylara ne ölçüde uygulanacağıdır.

Usul açısından 6100 sayılı Kanun m. 370, Yargıtay'ın onama kararında onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermesini zorunlu kılıyor. Bu dosyada da bozma ve onama aynı karar içinde yapılmış; onanan bölümlerin neden bu kapsamda kaldığı kararın gerekçesi üzerinden okunabilir. Aynı çerçevede Hukuk Genel Kurulu, bozma kararına uyulması gerekirken direnme kararında direnilmesini usul ve yasaya aykırı bulmuştur; bu ölçüt, sonraki aşamalarda yargılama düzeninin sınırını gösterir.

Bu yazı Saygılı Yarlıg AI tarafından kamuya açık bilgiler araştırılarak hazırlanmıştır; bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş değildir.

Bu konuda Yargıtay kararları

Yazı yayımlanırken külliyattan seçilmiş kararlar; metne gitmek için tıklayın.

  1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2024/415 E. 2024/422 K. 12.09.2024
    Hukuk Genel Kurulu · 2024-09-12 · bozma
    «Yargıtay» 2. «Hukuk» Dairesinin 22.12.2020 «tarihli» ve 2020/5369 Esas, 2020/6765 «Karar» sayılı «kararı» ile "...1-Dosyadaki yazılara, «kararın» dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde…dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2- Yapılan yargılama ve toplanan delillerden…
  2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/1141 E. 2025/395 K. 25.06.2025
    Hukuk Genel Kurulu · 2025-06-25
    «kusuruna» dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel «hukuk» ilkesine aykırı düşer (4721 sayılı Kanun md. 2). Nitekim benzer ilkeye «Hukuk» Genel Kurulu'nun 04.12.2015 «tarihli» ve 2014/2-594…Esas, 2015/2795 «Karar» sayılı «kararında» da değinilmiştir. Bu durumda «kusur» ilkesine göre genel sebeple (4721…
  3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/720 E. 2026/490 K. 16.09.2026
    Hukuk Genel Kurulu · 2026-09-16 · gönderme
    «Karar» sayılı «kararı» ile; tarafların 11.10.2021 tarihinde evlendikleri, ortak çocuklarının bulunmadığı, gerçekleşen olaylara göre kadının evlenmeden önceki rahatsızlığını eşinden saklamak suretiyle eşinin güvenini sarstığı ve tedavilerini aksatarak yarım…bıraktığı, çocuk sahibi olmak istemediği, eşinin ailesini…

Kendi olayınız için yapay zekâ ile içtihat arayın.

İlgili dosyalar

Yargı →
Gündemdeki kararları kendi dosyanızla birlikte okuyun.

Yarlıg AI içtihat araştırır, dilekçe yazar; UYAP dosyalarınızı, duruşmalarınızı ve sürelerinizi takip eder. Panelde gündemin bir yıllık arşivi de açıktır. 14 gün ücretsiz, kart bilgisi istenmez.

Ücretsiz deneyin →