2026–2027 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Resmî Gazete'de yayımlandı
2026–2027 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, 3 Kasım 2026 tarihli ve 33419 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme, icra takiplerinde kullanılan ücret ibaresini değiştiriyor, vesayet işlerinde takdir edilecek ücrete alt sınır getiriyor ve çeşitli maktu ücretleri artırıyor.
Ne değişti?
Tarifede icra takiplerinde 'asıl alacak' ibaresi 'takipte kesinleşen miktar' olarak değiştirildi, 18. maddeye vesayet işleri için üçüncü fıkra eklendi ve birçok maktu ücret artırıldı.
Neden önemli?
Avukatlık ücretinin asgari ölçütlerini belirleyen tarifedeki tutar ve terim değişiklikleri, yargılama ve icra süreçlerinde ücret hesaplamalarını doğrudan etkileyebilir.
Tarifenin yayımı ve yürürlüğü
2026–2027 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, 3 Kasım 2026 tarihli ve 33419 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tarifeyi hazırlayan Türkiye Barolar Birliği'nin duyurusu, düzenlemenin maktu ücretlerin bir bölümünde farklı oranlarda artış getirdiğini, icra takiplerinde kullanılan bir ibareyi değiştirdiğini ve vesayet işlerini de kapsayacak biçimde 18. maddeyi genişlettiğini belirtiyor.
Avukatlık asgari ücret tarifesi, mahkemelerde ve icra dairelerinde karşı tarafa yükletilecek ya da takip sonunda hesaplanacak avukatlık ücretlerinin dayanağı olan bir metindir. Bu nedenle yayım tarihi ve numarası, hangi tutarların artık geçerli olduğunu belirlemek için temel bilgidir. Dolaşımdaki ikincil bir metin de aynı tarihi ve sayıyı verir.
İcra takiplerinde ücret ibaresi değişti
Tarifenin 11. maddesinde yapılan başlıca terim değişikliği, icra ve iflas işlerinde ücretin hesaplandığı tutarın adlandırılmasıyla ilgilidir. Birinci fıkradaki 'asıl alacak' ibaresi 'takipte kesinleşen miktar' olarak değiştirilmiş, altıncı fıkradaki ibare de aynı biçimde yeniden düzenlenmiştir.
Duyuruda bu değişikliğin gerekçesi olarak UYAP sistemindeki kavramla uyumun sağlanması ve uygulamada farklı hesaplamaların önüne geçilmesi gösteriliyor. Böylece, takip sonucunda ücretin dayanağı olacak tutarın hangi kalemleri içerdiği konusundaki tartışmanın azaltılması amaçlanıyor.
Aynı tarifenin dolaşımdaki bir metninde 11. maddenin, 78.125,00 TL'ye kadar olan icra takiplerinde ücretin icra dairesi maktu ücreti olduğunu ve bu ücretin takipte kesinleşen miktarı geçemeyeceğini düzenlediği görülüyor. Bu ifade, yeni terimle aynı mantığı yansıtıyor. Ancak eşik tutarının 2026–2027 sürümüne ait olduğu birincil metinle doğrulanmadığı için bu rakam yalnızca dolaşımdaki metnin içeriği olarak okunmalıdır.
Vesayet işlerinde takdir edilen ücrete alt sınır
Tarifenin 18. maddesinin başlığı 'İş takibinde ve vesayet işlerinde ücret' olarak değiştirilmiş ve maddeye üçüncü fıkra eklenmiştir. Yeni fıkra, vesayet makamının vasi, kayyım veya yasal danışman olarak görevlendirilmek üzere baro başkanlığından talep ettiği avukatlara ilişkindir.
Duyuruya göre, bu avukatların görevlendirilmesi ve talepte bulunmaları halinde harcanacak emek ve mesai dikkate alınarak hâkimin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 457. maddesi uyarınca takdir edeceği ücret belirli hale getirilmiştir. Eklenen fıkra ile hükmolunacak ücretin, tarifenin birinci kısım ikinci bölüm 2. sıra (a) bendinde yer alan tutardan az olamayacağı ve her yıl için ayrı hükmolunacağı belirtilmiştir.
Bu düzenleme, hâkimin takdir yetkisini ortadan kaldırmıyor; ancak takdirin hangi alt tutarın üzerinde yapılacağını ve yıllık uygulamanın nasıl ayrıştırılacağını açıkça belirtiyor.
Maktu ücretlerdeki artışlar
Duyuruda, maktu ücretlerin birçok kaleminde farklı oranlarda artış yapıldığı belirtiliyor. Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalarda maktu ücret 62.000 TL, Sulh Hukuk Mahkemesinde 40.000 TL, Tüketici Mahkemelerinde 30.000 TL olarak belirlenmiştir. Ağır Ceza ve Çocuk Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için maktu ücret 86.000 TL'ye yükseltilmiştir.
İdare ve Vergi Mahkemelerinde duruşmasız takip edilen davalarda maktu ücret 40.000 TL olarak duyurulmuştur. İcra dairelerinde yapılan takipler için maktu ücret 12.500 TL, tahliyeye ilişkin icra takipleri için 26.000 TL olarak anılmaktadır.
Sözleşmeli avukat kalemlerinde ise anonim şirketlerde bulundurulması zorunlu sözleşmeli avukatların ücreti 58.000 TL'ye çıkarılmış, yapı kooperatiflerinde bulunması zorunlu olanlara ödenecek miktar 35.000 TL olarak belirlenmiştir. Üçüncü kısımdaki para veya para ile değerlendirilebilen işlere ilişkin miktarlar ise %33 oranında artırılmıştır.
Duyuruda önceki tutarlar yer almadığından, bu rakamların ne ölçüde bir artış anlamına geldiği yalnızca duyurulan yeni tutarlardan hareketle değerlendirilemez.
Düzenlemenin gerekçesi Analiz
Duyurudaki ilk gerekçe, 'asıl alacak' ibaresinin uygulamada karışıklığa yol açmasıdır. Bu ibarenin yerine 'takipte kesinleşen miktar' konulması, icra ve iflas işlerinde hesaplamanın hangi tutar üzerinden yapılacağını daha somut bir kavrama bağlamaktadır. UYAP sistemindeki karşılığa atıf yapılması da bu amacı destekler.
İkinci gerekçe, farklı hesaplamaların önlenmesidir. Aynı takip dosyasında iki farklı tutarın esas alınması, ücretin hesaplanmasında uyuşmazlık doğurabilir. Terim değişikliği, bu tür farklılıkları azaltmaya yönelik bir düzenleme olarak okunabilir. Bu okuma, yalnızca tarifenin ve duyurunun kendi ifadelerine dayanmaktadır.
Üçüncü olarak, üçüncü kısımdaki miktarların %33 oranında artırılmasının gerekçesi olarak 'oluşan mali tablo' ifadesi gösterilmiştir. Bu ifade, artışın ekonomik koşullara atıfla yapıldığını gösterir; ancak hangi verilerin esas alındığı duyuruda açıklanmadığından, artışın ölçüsü hakkında daha ayrıntılı bir sonuç çıkarılamaz.
Olası sonuçlar Analiz
Vesayet işlerinde getirilen alt sınır, hâkimin takdir ettiği ücrete asgari bir çerçeve çizmektedir. Bu durum, vasi, kayyım veya yasal danışman olarak görevlendirilen avukatların alacaklarında öngörülebilirliği artırabilir. Yıllık ayrı hükmetme ibaresi ise uygulamada her yıl için ayrı bir ücret kararının verilmesi anlamına geldiğinden, uzun süreli görevlerde ücretin takviminin nasıl kurulacağı önemli bir noktadır.
İcra takiplerindeki terim değişikliği, UYAP üzerinden yapılan hesaplamalarla uyumlu bir ölçütün kullanılmasını kolaylaştırabilir. Bununla birlikte, eski ibareye dayalı hesaplamaların hangi işlemlerde sürdüğü ve yeni ibarenin uygulamada nasıl karşılık bulacağı, düzenleme yürürlüğe girdikten sonra görülecektir. Tarifenin 11. maddesindeki takip miktarı ve kesinleşen miktar ilişkisi, yeni terimin uygulamadaki sonucunu belirleyecek ana unsurdur.
Avukatlık asgari ücret tarifesinin uygulandığı diğer alanlarda da maktu ücret artışları, dava ve icra süreçlerinde karşı tarafa yüklenecek ücretlerin ölçüsünü etkileyebilir. Tarifenin 3. maddesine göre yargı yerlerince karşı tarafa yükletilecek ücretin tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaması, bu artışların hangi sınırlar içinde yansıyacağını göstermektedir.
Karşı ihtimaller ve sınırlar Analiz
Yeni tutarların hangi hesaplamalarda uygulanacağı, ücretin takdir edildiği tarihteki tarifeye bağlı olabilir. 2021 tarihli bir mahkeme kararı, AAÜT Genel Hükümleri'nin 21. maddesine atıfla, ücret takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağını belirtmiştir. Ancak bu karar, 2026–2027 tarifesini değil, daha eski bir uyuşmazlığı konu almaktadır; dolayısıyla yalnızca genel bir ilke olarak anılabilir.
İkinci bir sınır, tarifenin yetki çerçevesiyle ilgilidir. Aynı 2021 tarihli kararda, tarifenin Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi uyarınca Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlandığı ve Adalet Bakanlığı'nın kararıyla yürürlüğe konulduğu belirtilmiştir.
Üçüncü olarak, dolaşımdaki ikincil metinler birincil duyuruyla aynı tarih ve sayıyı verse de bu, ayrı bir doğrulama anlamına gelmez. Eşik tutarları ve diğer rakamlar ancak Resmî Gazete'deki asıl metinle karşılaştırıldığında kesinleşebilir.
Açık kalan noktalar Açık soru
Hangi davaların veya icra takiplerinin yeni tutarlara tabi olacağı, bu nedenle henüz netleşmiş değildir.
İcra alanında da bazı soruların yanıtı bekleniyor. Takip miktarı ile takipte kesinleşen miktar arasındaki ilişkinin, yeni ibarenin tam kapsamıyla nasıl kurulacağı tam metin üzerinden değerlendirilmelidir.
Son olarak, dolaşımdaki ikincil metnin içeriğinin birincil duyuruyla tam örtüşüp örtüşmediği ayrıca karşılaştırılmalıdır. Bu karşılaştırma yapılana kadar, düzenlemenin tüm ayrıntıları yalnızca birincil duyuruda görünen ifadelerle sınırlı okunmalıdır.
Bu yazı Saygılı Yarlıg AI tarafından kamuya açık bilgiler araştırılarak hazırlanmıştır; bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş değildir.
Bu konuda Yargıtay kararları
Yazı yayımlanırken külliyattan seçilmiş kararlar; metne gitmek için tıklayın.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/5644 E. 2023/5686 K. 09.10.2023
sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi. 5.20.11.2021 tarihli ve 31665 sayılı «Resmî» «Gazete»'de «yayımlanan» 2022 yılı «Avukatlık» «Asgari» «Ücret» «Tarifesi». 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara…uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre…
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1831 E. 2025/5073 K. 22.10.2025
belirlenmelidir. 1136 sayılı «Avukatlık» Kanunu'nun 168. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca «avukatlık» «ücretinin» takdirinde, dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır. Aynı madde uyarınca hazırlanan…karar tarihlerinde yürürlükte bulunan «Avukatlık» «Asgari» «Ücret» «Tarifesi»'nin 2.…
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2023/9160 E. 2023/16079 K. 25.10.2023
maddeleri. 3. 26 Mart 2020 tarihli ve 31080 (Mükerrer) sayılı «Resmî» «Gazete»’de «yayımlanan» 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7226 sayılı Kanun) geçici…ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; “a) Dava açma, «icra» «takibi» başlatma…
Kendi olayınız için yapay zekâ ile içtihat arayın.