2026-2027 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi: İcra, Vesayet ve Maktu Ücret Düzenlemeleri
Türkiye Barolar Birliği, avukatlık asgari ücret tarifesinde iki ayrı adımla değişikliğe gitti. 8 Ocak 2026 tarihli tebliğ, 4/11/2025 tarihli tarifenin 10. maddesinin ikinci fıkrasını yürürlükten kaldırdı; 2026-2027 dönemine ilişkin düzenlemeler ise icra takiplerinde ücret ölçütünü, vesayet işlerinde ücret belirlemesini ve birçok maktu ücret tutarını kapsıyor. Düzenlemenin etkisi, icra, vesayet ve maktu ücret hesaplarında hangi okumanın benimseneceğine bağlı olarak şekillenecek.
Ne değişti?
Tarifede icra ücretinin dayanağı olan ibare, vesayet işlerinde ücret için yeni bir fıkra ve birçok maktu ücret tutarı değiştirildi.
Neden önemli?
Düzenleme, avukatların icra, vesayet ve yargı yerlerindeki asgari ücret hesaplarını doğrudan etkileyebilir. Hesaplamalarda kullanılan ölçütün netleşmesi, uygulamadaki farklılıkların azalmasına katkı sağlayabilir.
Düzenlemenin Çerçevesi
Türkiye Barolar Birliği'nin avukatlık asgari ücret tarifesine yönelik değişiklikler iki ayrı aşamada ele alınabilir. Birinci aşamada 8 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğ, 4/11/2025 tarihli ve 33067 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan tarifenin 10. maddesinin ikinci fıkrasını yürürlükten kaldırmış ve yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. İkinci aşamada 2026-2027 dönemine ilişkin değişiklikler icra takiplerinde ücret ölçütünü, vesayet işlerinde ücret belirlemesini ve birçok maktu ücret tutarını kapsamaktadır. Tebliğin hangi bölüme karşılık geldiği, iki düzenlemenin birlikte okunmasını gerektirir; bu ilişki henüz netleşmiş değildir.
Tebliğin Hukuki Dayanağı
Tebliğin tek maddesi, tarifenin 10. maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmasıdır. Kaldırılan fıkranın hangi ücret kuralını içerdiği bu tebliğden anlaşılamamaktadır; dolayısıyla ortadan kalkan kuralın uygulamadaki karşılığı ancak eski tarifeyle birlikte okunduğunda görülebilir. Tebliğin ikinci maddesi yayımı tarihinde yürürlüğe girmeyi öngörmektedir, bu nedenle etkisi yayım tarihinden itibaren geçerli olacak biçimde değerlendirilebilir. Geçmişe dönük uygulamaya ilişkin bir hüküm bulunmadığından, eski tarih için bir sonuç çıkarmak mümkün değildir.
İcra Takiplerinde Ücret Ölçütü
2026-2027 tarifesinin 11. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "asıl alacak" ibaresi "takipte kesinleşen miktar" olarak değiştirilmiştir. Altıncı fıkradaki ibare de aynı şekilde yeniden düzenlenmiştir. Değişikliğin gerekçesi, kavram karışıklığını gidermek ve UYAP sisteminde yer alan kavrama işlerlik kazandırmaktır. Düzenlemenin amacı, uygulamada farklı hesaplama yöntemlerinin önüne geçmek olarak belirtilmiştir. Değişikliğin kapsamı icra ve iflas müdürlükleri ile icra mahkemelerindeki ücret hesabıyla sınırlıdır. Yeni ibarenin hangi alacak kalemlerini kapsadığı ayrıntılı olarak açıklanmamıştır; bu ayrım, uygulamada hesap yapılırken netleşmesi gereken bir noktadır.
Vesayet İşlerinde Ücret Belirlemesi
18. maddenin başlığı "İş takibinde ve vesayet işlerinde ücret" olarak değiştirilmiş ve maddeye üçüncü fıkra eklenmiştir. Yeni fıkra, vesayet makamının baro başkanlığından vasi, kayyım veya yasal danışman olarak görevlendirilmek üzere talep ettiği avukatlara ilişkindir. Bu avukatların harcadıkları emek ve mesai dikkate alınarak, hakimin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 457. maddesi uyarınca takdir edeceği ücret belirli hale getirilmek istenmiştir. Fıkraya göre hükmolunacak ücret, tarifenin birinci kısım ikinci bölüm 2. sıra (a) bendinde yer alan tutardan az olamaz ve her yıl için ayrı hükmolunur. Böylece ücretin alt sınırı ve yıllık uygulama biçimi metinde açıkça belirlenmiştir.
Maktu Ücret Tutarlarındaki Artışlar
Farklı oran aralıklarında yapılan artışlar birçok maktu ücret tutarını kapsamaktadır. Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalarda maktu ücret 62.000 TL, Sulh Hukuk Mahkemelerinde 40.000 TL, Tüketici Mahkemelerinde 30.000 TL olarak belirlenmiştir. İcra Dairelerinde yapılan takipler için 12.500 TL olan maktu ücret, tahliyeye ilişkin icra takiplerinde 26.000 TL'dir. Ağır Ceza ve Çocuk Ağır Ceza Mahkemelerinde maktu ücret 86.000 TL'ye, İdare ve Vergi Mahkemelerinde duruşmasız takip edilen davalarda 40.000 TL'ye yükseltilmiştir. Anonim şirketlerde bulundurulması zorunlu sözleşmeli avukatlar için 58.000 TL, yapı kooperatiflerinde 35.000 TL belirlenmiştir. Üçüncü Kısım kapsamındaki para konulu işlerde miktarlar yüzde 33 artırılmıştır. Artışın ölçeği, eski tutarlarla yan yana okunduğunda daha belirgin görünecektir.
Değişikliğin Nedenleri Analiz
Düzenlemenin öne çıkan gerekçesi icra takiplerindeki kavram karışıklığıdır. "Asıl alacak" ibaresinin uygulamada farklı yorumlanması, aynı takip için farklı ücret hesaplarına yol açmış olabilir. Değişikliğin UYAP sistemindeki kavramla uyumlu hale getirilmesi, hesap yöntemini tek bir ölçüte bağlamayı amaçlamaktadır. Vesayet işlerindeki yeni fıkra, görevlendirilen avukatların emeğine karşılık gelen ücretin belirsizliğini azaltmaya yöneliktir. Maktu tutarlardaki artışların mali tablodaki değişimle bağlantılı olduğu belirtilmektedir; ancak bu bağlantının ölçüsü ayrıntılı olarak açıklanmamıştır.
Gerekçenin iki katmanlı olduğu görülüyor. Birincisi, icra takiplerinde ücret ölçütünün tek bir ibareye bağlanmasıdır. Bir takip dosyasında alacak asıl borç, faiz, masraf ve diğer kalemlerden oluşabilir; ölçüt olarak hangi kalemin esas alındığı belirsiz kaldığında, aynı takibe farklı dairelerde farklı tutarlar bağlanabilir. Yeni ibarenin dayandığı UYAP'taki kavram, hesabı sistem düzeyinde tek bir çıktıya bağlayarak bu belirsizliği azaltmayı hedefleyebilir. İkinci mekanizma, takip sürecinde ortaya çıkan fiili hesap farklılıklarının masraf ve ücret tartışmalarında yarattığı yüklerdir.
Karşı ihtimal de vardır. Kavramın değişmesi, ölçütün fiilen hangi kalemleri kapsadığını çözmeyebilir; yalnızca ifadeyi değiştirir. Sistem çıktısı ile mahkeme yorumu arasında ayrım sürerse, karışıklık yeni bir biçimde devam edebilir. Bu nedenle değişikliğin gerçek etkisi, yalnızca metindeki ibareye değil, uygulayıcıların bu ibareyi nasıl okuduğunun zamanla yerleşmesine bağlıdır. Vesayet fıkrası ile maktu artışlar ise farklı bir gerekçeye dayanır: ilkinde görevlendirilen avukatın emeğinin takdire bırakılmasından kaynaklanan belirsizlik, ikincisinde ise mali tablonun değişmesi söz konusudur. Bu iki gerekçe aynı tarifede birlikte yer almakla birlikte birbirinden bağımsız değerlendirilmelidir.
Olası Uygulama Sonuçları Analiz
Düzenleme yürürlüğe girdiği takdirde, icra takiplerinde ücret hesabının "takipte kesinleşen miktar" üzerinden yapılması beklenebilir. Bu, takip dosyalarında alacak kalemlerinin ayrıştırılmasını ve hesap tablolarının buna göre düzenlenmesini gerektirebilir. Vesayet işlerinde her yıl için ayrı ücretin hükmolunması ise uzun süren vesayet dosyalarında toplam ücret tutarını etkileyebilir. Maktu ücretlerdeki artışlar, mahkeme türüne göre yapılacak ücret planlamasını değiştirebilir. Bu sonuçların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, uygulamada hangi hesap yönteminin benimseneceğine bağlıdır.
Sonuçların dağılımı, hangi dosyaların bu düzenlemeden en çok etkileneceğine göre değişebilir. Birden çok alacak kalemi içeren icra takiplerinde ücret hesabı, ibarenin kapsamına göre sadeleşebilir ya da yeni bir ayrıştırma ihtiyacı doğurabilir. Tek bir alacak kalemi bulunan dosyalarda ise değişimin etkisi sınırlı kalabilir. Vesayet işlerinde yıllık ayrı hükmolunma kuralı, süresi uzayan dosyalarda birikmiş bir toplam yaratabilir; kısa süreli görevlendirmelerde etki daha düşük kalır.
Bir başka olasılık, düzenlemenin uygulayıcılar arasında geçici bir uyum sorunu yaratmasıdır. Yeni ölçütün ilk dönemde farklı yorumlanması, sonuçları bir süre için belirsiz bırakabilir. Bu durumda yerleşik uygulamanın oluşması zaman alacaktır ve bu süreçte hangi hesabın esas alınacağı dosya bazında değişebilir. Maktu tutarların artışı ise mahkeme türüne göre farklı ağırlık taşır; özellikle asliye ve ağır ceza mahkemelerindeki artışlar, dosya planlamasında daha belirgin bir etki yaratabilir.
Karşı Görüşler ve Sınırlar Analiz
Kavram değişikliğinin tek başına hesap karışıklığını gidereceği varsayımı tartışmalıdır. İbarenin yeni hali, takip türleri ve alacak kalemleri arasındaki ayrımı yeterince açıklamıyorsa, uygulamada yeni yorum farklılıkları doğabilir. Öte yandan 8 Ocak 2026 tebliği yalnızca bir fıkrayı kaldırdığı için, bu tebliğle 2026-2027 değişiklikleri arasında doğrudan bir çelişki kurulamaz. İki düzenlemenin birlikte nasıl okunacağı, tarifenin ilgili maddelerinin bütününe bakıldığında daha net görülebilir. Maktu ücret artışlarının yeterliliği ise mesleki maliyetlere bağlı bir değerlendirme gerektirir ve mevcut veriyle ölçülemez.
Açık Kalan Hususlar Açık soru
Tebliğde kaldırılan 10. maddenin ikinci fıkrasının içeriği ve bu fıkranın yeni tarifeyle ilişkisi henüz açık. 2026-2027 tarifesinin yayım tarihi ve tam metni, değişikliklerin hangi tarihten itibaren uygulanacağını belirleyecektir. Vesayet işlerindeki yeni fıkranın, takdir edilen ücretin yıllık hesaplanmasıyla mevcut uygulamalar arasında nasıl bir uyum kuracağı da açık kalmaktadır.
Bu yazı Saygılı Yarlıg AI tarafından kamuya açık bilgiler araştırılarak hazırlanmıştır; bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş değildir.
Bu konuda Yargıtay kararları
Yazı yayımlanırken külliyattan seçilmiş kararlar; metne gitmek için tıklayın.
- Danıştay 9. Daire 2023/1124 E. 2025/4469 K. 23.10.2025
Yargı işlemlerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı «tarifede» yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu, (1) sayılı «tarifede» yargı harçlarının: mahkeme harçları, «icra» ve iflas harçları…altında düzenlendiği, vergi yargısı işlemlerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı «tarifede»…
- Danıştay 9. Daire 2023/1264 E. 2025/4467 K. 23.10.2025
«tarifede» yazılı olanların vergi yargısı harçlarına tabi olduğu, (3) sayılı «tarifede» vergi yargısı harçlarının: başvurma harcı, nispi harçlar, «maktu» harç, suret harçları altında düzenlendiği, imtiyazname, ruhsatname ve diplomalardan…sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (8) sayılı «tarifede» yazılı olanların…
- Danıştay 9. Daire 2023/7113 E. 2025/4468 K. 23.10.2025
«tarifede» yazılı olanların vergi yargısı harçlarına tabi olduğu, (3) sayılı «tarifede» vergi yargısı harçlarının: başvurma harcı, nispi harçlar, «maktu» harç, suret harçları altında düzenlendiği, imtiyazname, ruhsatname ve diplomalardan…sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (8) sayılı «tarifede» yazılı olanların…
Kendi olayınız için yapay zekâ ile içtihat arayın.