Danıştay 7. Daire 2024/630 E. 2025/4349 K. 16.12.2025
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/630 E. , 2025/4349 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/630
Karar No : 2025/4349
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : 19/01/2024 tarih ve 32434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2023/36 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ'in 1 ve 5. maddeleri, 6. maddesinin 1. bendi ile eki Bilgilendirme Raporu'nun iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Türkiye'ye uyuşmazlık konusu ürünü ihraç eden yurt dışında mukim ihracatçı firma sıfatıyla davanın açıldığı, Türkiye'de faaliyet gösteren ithalatçı firma olan ... İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından aynı konuya ilişkin olarak açılan dava ile işbu davanın birlikte değerlendirilmesi ve birleştirilmesinin gerektiği, soruşturma ve bilgilendirme raporunun eksik incelemeye dayalı olarak tanzim edildiği, soruşturma açılmasını gerektiren somut koşulların varlığının ortaya konulamadığı, soruşturma kapsamında gönderilen soru formuna cevap verildiği, tam işbirliği içinde bulundukları, Tebliğ kapsamı dampinge karşı önleme konu ürün ile taraflarınca ihraç edilen ürünün ithalatta haksız rekabetin önlenmesi mevzuatı açısından aynı veya benzer ürün kabul edilemeyeceği, uzun yıllardır aynı faaliyet kolunda üretim yapan, belirli bir tesis büyüklüğüne sahip bir firma oldukları, 2023/35 ve 2023/36 sayılı Tebliğ'ler konusu eşyalara ilişkin soruşturma birlikte yürütüldüğünden davalı idarece eşyaların karıştırıldığı, Çin Halk Cumhuriyeti'nden ithal edilen ürünün hiç işlem yapılmadan Türkiye'ye ihraç edildiği iddiasının doğru olmadığı, hem Çin Halk Cumhuriyeti'nden hem de yerel kaynaklardan temin edilen ham maddenin tesislerinde yeterli işlem ve işçilikten geçirilerek ortaya çıkan mamûle menşe kazandırıldığı, Çin Halk Cumhuriyeti'nden ham madde ithal etmelerine rağmen, alımlarının %42'lik kısmının diğer ülkelerden yapıldığı, bu sebeple mevzuatta hangi kriterle ölçüleceğine ilişkin düzenleme bulunmayan bilgilendirme raporundaki katma değer oranının %2 olduğu iddiasının doğru olmadığı, kaldı ki, ... firması hakkında düzenlenen 07/12/2017 tarihli gümrük sonradan kontrol raporunda taraflarınca ihraç edilen eşyaya ait EUR. 1 dolaşım belgelerinin usule uygun olduğu tespit edilerek menşe saptırması yapılmadığının ortaya konulduğu, yerinde doğrulama incelemesi yapan personelin de bu hususu tespit ettiği, ancak yerinde doğrulama incelemesinin sonuçlarının tutanağa bağlanmaması sebebiyle bu durumun bilgilendirme raporuna yansıtılmadığı, davalı idarece ulusal ve uluslararası istatistiklerin doğru yorumlanmadığı, dolayısıyla önlemin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmanın eksik ve yanlı yürütüldüğü, soruşturmaya konu eşya için damping marjının hesaplanmadığı, yerli üreticinin zarar görüp görmediği ve dampingli ithalat ile yerli üretim dalının maruz kaldığı zarar arasındaki illiyet bağının bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, konuya ilişkin Danıştay Yedinci Dairesinin 2016/1, 2015/6923, 2015/6922 esas sayılı dosyalarında verilen emsal kararların bulunduğu ileri sürülmekte ve duruşma yapılması istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI: 2009/12 ve 2015/9 sayılı Tebliğler ile sırasıyla Çin Halk Cumhuriyeti menşeli 5603.14 GTP'te yer alan "koagüle suni deri" ve 3921.13 GTP'te yer alan "yalnız, dokumaya elverişli maddelerden mesnedi bulunan, m² ağırlığı 150 gr'ı geçen deri taklitleri" eşyalar için dampinge karşı önlemin getirildiği, 2021/18 sayılı Tebliğ ile anılan önlemlerin devamına karar verildiği, Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı söz konusu eşyaların ithalatı yoluyla önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı 2023/5 sayılı Tebliğ ile soruşturmanın açıldığı, bu soruşturma kapsamında yapılan tespitlerden sonra nihai bildirim aşamasına geçilerek, tarafların haklı ve kanıtlanabilir görüşleri değerlendirildikten sonra sonuç raporunun hazırlandığı, bu raporda yer alan bulgular çerçevesinde İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun dampinge karşı önlemin etkisiz kılındığı sonucuna ulaşıldığı, dava konusu Tebliğ ile 2021/18 sayılı Tebliğ kapsamında Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ithalatta uygulanan dampinge karşı önlemin Kuzey Makedonya menşeili/çıkışlı olarak yapılan ithalatlara teşmil edildiği, inceleme kapsamında 01/01/2019-31/12/2022 tarihleri arasındaki ithalat istatistiklerine bakıldığı, buna göre Kuzey Makedonya'dan yapılan ithalatların birim fiyatının sadece ortalamanın değil Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ithalat birim fiyatlarının da altında kaldığı, toplam ithalat içerisinde Kuzey Makedonya menşeli ithalatın miktar bazında payının arttığı, Kuzey Makedonya'nın soruşturma konusu ürün ihracatında Türkiye'nin soruşturma kapsamı bütün yıllarda ilk sırada yer aldığı, bu bağlamda Türkiye ile Kuzey Makedonya arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde değişiklik meydana geldiği ve Kuzey Makedonya menşeli koagüle suni deri ithalatında meydana gelen ciddi artışın yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisini azalttığı, 31/08/2023-01/09/2023 tarihleri arasında davacının Üsküp'te yer alan tesisi ile idari merkezinde yerinde doğrulama soruşturması kapsamındaki incelemede; firmanın ikisi birbirinin aynı olan üç üretim hattının bulunduğu, ilkinde önleme tabi olan Çin Halk Cumhuriyeti'nden temin edildiği anlaşılan poliüretanla sıvanmış örme (raşel) veya dokunmamış mensucatın ana girdi olarak kullanıldığı ve sürece dahil edilen çeşitli boya, polimer ve kimyasallar vasıtasıyla bu ürünün yine Çin Halk Cumhuriyeti menşeli PET film ile lamine edilerek son halini aldığının gözlemlendiği, ayrıca kabartma deseni verilmediği, ancak su geçirmezlik talebi halinde diğer hat üzerinde ilave bir laminasyon işlemine tabi tutulduğunun beyan edildiği, üretimin tamamına yakınının (%99) Türkiye pazarına yönelik olduğu, davacı tarafından Çin Halk Cumhuriyeti'nden ithal edilen ürünlerin birleştirilmesi sonrası ürünlerin temel vasıflarının değişmediği, yeterli katma değerin sağlanamadığının saptandığı, bu suretle yeterli haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda yürürlükteki dampinge karşı önlemin etkisiz kılındığının tespit edildiği, davacı şirket tarafından talep edilmesine rağmen yerinde inceleme tamamlandıktan sonra gözlemlenen hususların protokole yazılmadığı iddiasına ilişkin olarak; mevzuatta protokol düzenlenmesine ilişkin bir hükmün olmadığı, yerinde doğrulama soruşturması sonucunda elde edilen bulguların özel nihai bildirim raporuyla firma ile paylaşıldığı, davacı tarafından damping marjı, zarar, illiyet bağının ortaya konulamadığı iddiasına ilişkin olarak, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 38. maddesi uyarınca önlemlerin etkisiz kılınmasına ilişkin soruşturmalarda Yönetmeliğin dampingin, sübvansiyonun ve zararın tespiti ile illiyet bağına ilişkin hükümlerin uygulanmayacağının düzenlendiği, sadece yürürlükteki dampinge karşı önlemin etkisiz kılınıp kılınmadığının araştırılacağı, önleme tabi eşya ile soruşturma konusu eşyaların aynı olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğu, alımlarının %42'lik kısmının Çin Halk Cumhuriyeti dışından yapıldığı iddiasına ilişkin olarak, alımların büyük çoğunluğunun tedarik edilen ülke farketmeksizin Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olduğu, Kuzey Makedonya'da mukim satıcıların üretici değil tacir olduklarının açık kaynak araştırması ve yerinde yapılan incelemelerden tespit edildiği, firmanın tesisinde gerçekleştirdiği faaliyet sonucu elde edilen eşyanın sınai maliyeti içinde ham maddenin üzerine eklenen değerin (işçilik, enerji vb.) katma değeri meydana getirdiği, soruşturmanın usulüne uygun olarak yapıldığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : İthalatta haksız rekabetin önlenmesi mevzuatına göre, haksız rekabet soruşturmalarının açılması, kapanması, geçici ve kesin önlemlerin konulması tebliğlerle yapılmalıdır. Dava konusu Tebliğ'e konu önlemin alınmasına dayanak verileri açıklayan, Tebliğ'den ayrı olarak, tek başına ithalatçılara yükümlülük yükleyen, hukuk aleminde değişiklik meydana getirecek mahiyette, bir başka deyişle idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gereken zorunlu bir işlem olmayan bilgilendirme raporu yönünden davanın incelenmeksizin reddi, usul ve hukuka uygun yürütülen soruşturma sonucunda damping önleminin etkisiz kılındığı ve iyileştirici etkisinin azaltıldığı hukuken geçerli ve yeterli delillerle ortaya konulduğundan, Tebliğ'in 1 ve 5. maddeleri ile 6. maddesinin 1. bendinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Dava, 19/01/2024 tarihli ve 32434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2023/36)'in 1. ve 5. maddeleri ile 6. maddesinin (1) işaretli bendinin ve Tebliğ eki Bilgilendirme Raporunun iptali istemine ilişkindir.
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; bu Kanunun, ithalatta haksız rekabet hallerinde, dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir Kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsadığı hükmüne yer verilmiş, Kanun'un 3. maddesinde, önlem alınmasını gerektiren haller, "dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarara yol açması veya maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi" olarak belirlenmiş; 4. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen damping incelemesi yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle tespit edileceği öngörülmüş; 5. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün, şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgilerin ışığı altında ön incelemeyi yapmak, soruşturma açılıp açılmayacağı hususunda kurula teklif sunmak, soruşturma açılması halinde, soruşturmayı yürütmek ve önlemlerle ilgili kurula teklif sunmakla görevli olduğu, 6. maddesinde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun, soruşturma sonuçlarını değerlendirmek, bunun gerektireceği tedbirleri almak ve kesin önlem kararını Bakanlığın onayına sunmakla görevli olduğu düzenlenmiştir. Kanun'un 7. maddesinde, yapılan soruşturma sonucunda Kurul tarafından belirlenen ve Bakanlıkça onaylanan damping marjı kadar dampinge konu malın ithalatında dampinge karşı vergi alınacağı hükme bağlanmış; 10. maddesinde, re'sen veya şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda dampinge konu olan ithalatın ve bu ithalattan kaynaklanan zararın varlığı konusunda yeterli delillerin bulunması durumunda soruşturma açılacağı, soruşturmanın usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik ile tespit edileceği; 13. maddesinde; soruşturma sonucunda, dampingli veya sübvansiyonlu ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi veya telafi edici vergi alınacağı, yürürlüğe konulan dampinge karşı verginin veya telafi edici verginin geçerlilik süresi, uygulanması, askıya alınması, gözden geçirilmesi ve iadesi ile yürürlükte bulunan önlemlerin etkisiz kılınması halinde yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edileceği kurala bağlanmıştır.
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 2. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "önlemlerin etkisiz kılınması", "yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller" olarak tanımlanmış; aynı Karar'ın 11. maddesinde ise kesin önlemlerin, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda etkisiz kılındığının açılacak soruşturma neticesinde belirlenmesi halinde, dampinge karşı vergilerin, önleme konu ülkeden benzer mallar ya da parçaları ile bunların üçüncü ülkelerden ithalatını da kapsayacak şekilde genişletilerek uygulanabileceği,önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesine ilişkin işlemler ve yürütülecek soruşturmalar ile ilgili usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır.
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 27. maddesinin 3. fıkrasında, soruşturmanın bu madde hükmü uyarınca bir örnekleme ile sınırlı tutulduğu hallerde, ayrı ayrı inceleme yapmanın soruşturmayı yürüten makam üzerinde gereksiz bir yük oluşturarak soruşturmanın zamanında tamamlanmasını engelleyecek kadar çok sayıda ihracatçı ve üreticinin bulunduğu haller dışında, başlangıçta seçilmemiş olan ancak gerekli bilgi ve belgeleri zamanında sağlayan ihracatçı veya üreticiler için ayrı bir damping marjı hesaplanacağı öngörülmüş; 38. maddesinde, yürürlükte bulunan dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin etkisiz kılındığını iddia eden yerli üreticilerin, iddialarını destekleyen delillerle birlikte yazılı olarak Genel Müdürlüğe başvuruda bulunanarak önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasını talep edebileceği, Genel Müdürlüğün teklifi üzerine re'sen de soruşturma açılabileceği, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller için başlatılacak soruşturmalarda bu Yönetmeliğin, damping, sübvansiyon ve zararın tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiştir.
T.C.Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından, 5603.14 Gümrük Tarife Pozisyonu (GTP) altında sınıflandırılan "yalnız poliüretanla kaplanmış, sıvanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli suni ve sentetik liflerden m² ağırlığı 150 gramı geçen dokunmamış mensucat" ve 3921.13 GTP altında sınıflandırılan "yalnız, dokumaya elverişli maddelerden mesnedi bulunan, m² ağırlığı 150 gramı geçen deri taklitleri" tanımlı eşyanın 01/01/2019-31/12/2022 dönemi ithalatına yönelik olarak İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 38. maddesi çerçevesinde re'sen başlatılan dampinge karşı önlemin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma ile yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemin Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı ithalat yoluyla etkisiz kılındığı sonucuna ulaşılması üzerine İthalatta Haksız Rekabeti Önleme Kurulunca verilen, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2021/18) kapsamında eşyanın Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) menşeli/çıkışlı ithalatında uygulanmakta olan 1,9 ABD doları/kg tutarındaki dampinge karşı önlemin Kuzey Makedonya meşeli/çıkışlı ithalatta uygulanmasını öngören kararın yürürlüğe konulmasına ilişkin (2023/36) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ yayımlanmış; Tebliğin amaç ve kapsamına dair 1. maddesi; uygulanması öngörülen dampinge karşı önlem kararını içeren 5. Maddesi ve 6. maddesinin, uygulanacak kesin önlemin gösterildiği (1) işaretli bendi ile soruşturmaya ilişkin bilgi ve bulguları içeren Tebliğ eki Bilgilendirme Raporunun iptali istenmiştir.
İncelenen dosyadan, (2009/12) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile 5603.14 GTP altında sınıflandırılan eşyanın ÇHC menşeli ithalatına 1,9 ABD doları/kg tutarında önlemin yürürlüğe konulduğu; (2015/9) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile önlemin devamına karar verildiği; İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2015/9) 'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile, 3921.13 GTP altında sınıflandırılan eşyanın ÇHC menşeli/çıkışlı olanlarının da aynı önlem kapsamına alındığı; (2021/18) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile, tamamlanan nihai gözden geçirme soruşturması sonucu 5603.14 ve 3921.13 GTİP altında sınıflandırılan eşya için aynı önlemin devamına karar verildiği; (2022/15) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile, eşya için uygulanan önlemin Malezya ve Ürdün Haşimi Krallığı menşeli/çıkışlı ithalata teşmil edildiği; Yönetmeliğin 38. maddesi çerçevesinde, eşyanın 01/01/201-31/12/2022 dönemi ithalatında, yürürlükte olan olan dampinge karşı önlemin etkisiz kılınmasına karşı re'sen başlatılan soruşturmaya esas alınmak üzere bilgi ve belge temini amacıyla bilinen ithalatçılar ile yabancı üretici ve ihracatçılara gönderilen soru formlarına Kuzey Makedonya'da yerleşik Armaneks Dooel Eksport Import Skopje (Armaneks) tarafından cevap verildiği, ülkede yerleşik diğer firmalarca zamanında ve usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığı; soruşturma sonucu alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu ve değerlendirmeleri içeren genel nihai bildirim raporu ile firmaların özel bilgi ve değerlendirmelerini içeren özel nihai bildirimlerin bu firmalara iletildiği ancak, sadece Armaneks ile ithalatçı firma ... İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (...) tarafından yazılı görüş bildirildiği; nihai bildirim raporunun yayımlanması sonrasında Armaneks, ... ve daha önce soruşturmaya taraf olma talebi kabul edilen İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği katılımıyla 13/11/2023 tarihinde yapılan kamu dinleme toplantısından sonra tarafların yazılı görüşlerinin 14/11/2023 tarihinde alındığı; taraflarca soruşturma aşamasında ortaya konulan tüm bilgi, belge ve görüşler ile Yönetmeliğin 21. maddesine göre işbirliğinde bulunan Armaneks firmasının Üsküp'de bulunan üretim tesisi ve idari merkezinde 31/8/2023 - 01/09/2023 tarihlerinde yapılan yerinde doğrulama incelemesinde tespit edilen bulgularla 2019 ilâ 2022 dönemine ilişkin Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) Ticaret Atlası (Trademep) istatistikleri ve resmi dış ticaret istatistikleri çerçevesinde inceleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Soruşturma kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 2019 ilâ 2022 yıllarına ilişkin resmi dış ticaret istatistikleri incelenerek soruşturma konusu eşyanın toplam ithalatının miktar ve tutar bazında artan seyir izlediği; toplam ithalat ortalama birim fiyatının 2019 yılı için 5,3 ABD doları/kg, 2022 yılı için 6,6 ABD doları/kg olarak gerçekleştiği; soruşturma döneminde ÇHC menşeli ithalatının da miktar ve değer bazında artış gösterdiği; ÇHC menşeli birim ithalat fiyatının, 2019 yılında 5,8 ABD doları/kg iken artan bir seyirle 2022 yılında 11 ABD doları/kg olarak belirdiği; Kuzey Makedonya menşeli ithalat miktarının 2019 yılında 326 ton iken artan seyirle 2022 yılında 1266 ton olarak gerçekleştiği, bu ülke menşeli ithalatın aynı yıllar için değer bazında da artış gösterdiği; ülkeden ithalatın ortalama birim fiyatının 2019 ilâ 2022 yıllarında sırasıyla 2,2 ; 3; 2,4; 2,7 ABD doları/kg düzeyinde olduğu ve bu fiyatların, ÇHC menşeli ithalat birim fiyatlarının çok altında kaldığı; Türkiye'nin Kuzey Makedonya'dan ithalatının soruşturma döneminde miktar bazında yükselen seyir izlediği, aynı zamanda toplam ithalat içindeki oranının da %2 den %9 oranına çıktığı ortaya konulmuş; Trademap verilerine göre, soruşturma döneminde Kuzey Makedonya'nın eşyaya
Metin kamuya açık karardan alınmıştır ve uzun kararlarda kısaltılmıştır. Künye, süre ve madde bilgilerini kaynağından doğrulayın.